Kitaplog.net - Sakın kitap okumayın!!! Zehirlidir!.. Isırır!..

Raymond E. Feist - Magician

Posted by rahimcetinel

Adapazari-Istanbul otobusunde laptop acikken bir kitap yazisi ne kadar yazilabilir diye merak ettigimden degil, icimden yazmak geldiginden dolayi basladim bu yaziya. Dayanabilirsem yarin sabaha bitmis bir yazi olacak olmadi yarin firsat buldugunda biten ve sitede yerini alan bir yazi olacak bu.

 

 

Fantastik kurgu romanlarda olusturulmus dunyalar arasinda yer alan Midkemia’dan bahsedecegim bu yazida. Raymond E. Feist tarafindan olusturulmus olan bu dunya karsimiza ilk olarak “Magician: Aprentice” ve “Magician: Master” romanlariyla cikar. Romanlar, Bati kralliginin sinir bolgesi (Crydee) beyinin kalesindeki cocuklardan biri olan Pug’in ve arkadasinin gozunden anlatilarak baslar. Karaya vurmus olan bir gemi, gemide bulunan neredeyse olmek uzere olan kisa boylu ve o bolgelerde daha once hic gorulmemis bir insan, kimsenin bilmedigi bir dil ve ulkenin degisik bolgelerinde baslamis olan saldirilar…

 

Roman bunlarla baslar ve orguler cozulmeye devam eder. Orguler cozuldukce yenileri cikar, karakterleri daha yakindan tanimaya ve dunyaya isinmaya devam ederiz. Ozellikle Pug ve en yakin arkadasi Thomas’in gosterdigi gelisme okuyucuyu (mesela beni) hem memnun eder hem de karaktere olan isinmayi arttirir.

(yazinin bundan sonrasini ertesi gun isyerinde yaziyorum, otobuste yazmak bir sure sonra midesini bulandiriyormus insanin…)

 

 

Magician serisinin iki kitabi hakkinda (Apprentice, Master) soylenecek pek cok sey vardir. Fakat bunlarin bir kismini aktarmak kitap hakkinda okumayanlarin pek hosuna gitmeyecek ipuclari verecegi ve okumanin keyfini kaciracagi icin uzak durmayi tercih etmek daha mantikli. Bu durumda devam etmek icin farkli bir yol denemek gerekir. O da Feist’in Midkemia  dunyasini anlattigi romanlarinda fantastik kurgu takipcilerinin asina oldugu pek cok seyle karsilasiyoruz: Ejderhalar, eski tanrilar, buyulu esyalar, buyuculer, efsun-oruculer, rahipler, erjderhalar (biliyorum iki kez yazdim), buyuk savascilar, kehanetler, kaybolmus halklar… Feist bunlarin hepsini guzelce kurgulamis ve bir araya getirmis. Arka plan ve hikaye gucu olarak cok saglam bir dunya olusturdugunu ve bu dunyanin ustune daha onlarca kitap yazilabilecegini tahmin ediyorum. Tabii bu uretim su anda sadece Feist ile sinirli oldugu icin bir Forgotten Realms seviyesine ulasabilmis degil. Buna ragmen Feist’in olusturdugu bu dunya maceralariyla, yasananlariyla, tanrilari ve turleriyle Forgotten Realms’dan asagida kalir degil.

 

Yazmis oldugu serilerle ve olusturdugu karakterleriyle pek cok kisinin hayranligini kazanmis olan Raymond E. Feist ile tanismak istiyorsaniz “Magician: Apprentice” ve “Magician: Master” (”Buyucu: Cirak” ve “Buyucu: Usta”) en iyi secim olacaktir. Icinde ejderhalar ve ask, macera ve kahramanlik dolu bir roman istiyorsaniz, guzel zaman gecirmek ve zamaninizi keyifli gecirmek tercihindeyseniz muhakkak okumanizi tavsiye ederim.

.

.

.

.

*****************************

 

Robert Crichton - Ocak

Posted by rahimcetinel

Bu sefer bahsedeceğim yazar beni oldukça etkilemiş olan ama Türkiye’de pek bilinmeyen bir yazar: Robert Crichton. Zaten hakkında bilgi arayınca pek bulunmadığını, wiki’de ufak bir özgeçmişe sahip olduğunu ve 1993′de öldüğünü görünce normal geliyor bu durum. En azından bana.

 

Robert Crichton’ın tek kitabını okudum ve anlatacak olduğum kitap da o: Ocak. Ay olanından değil, yemek pişirileninden değil. Bir maden kasabasında 1960larda veya daha öncesinde geçtiğini düşündüren bir roman Ocak. Orijinali “The Camerons” olan romanın ismi romanın kahramanı olan Cameron ailesinden geliyor.

Roman bir ömrü anlatıyor, madende harcanan bir ömrü. Aynı zamanda bir kuşağı, bir dönemi ve bir aileyi anlatıyor. Hayatı Ocak’ta kömür çıkararak geçen, sakin yaratılışlı bir genç olan Gillon Cameron ile madenci bir ailenin kızı olan Maggie’nin tanışması, evlenmesi ve kasabaya geri dönmeleriyle başlıyor. Romanın İngiltere’de geçtiğini ve o dönemde en alt tabakadaki insanların hayatlarını çok güzel bir şekilde anlattığını da eklemek gerekir.

 

Bu romanı iki kez okuduğumu belirmeliyim. İlk okuduğumda ortaokula yeni başlamıştım ikinci okuduğumda ise üniversiteyi bitirmiş ve çalışıyordum. Her iki okumada da beni ayrı etkilediğini belirteyim. Anlattıklarını düşününce, anlatılış tarzını düşününce çok iyi bir roman olduğuna ben de katılıyorum (aldığım kitapta eklenen önsözde böyle yazmışlar). Okumak isteyenlere tavsiye eder miyim? Evet. Okuyana birşeyler katabileceğini, katmadığı durumda ise güzel zaman geçirteceğini düşündüğüm bir roman.

.

.

.

Neil Gaiman - 3 ayrı kitabı

Posted by rahimcetinel

1. Fragile Things
2. Smoke and Mirrors
3. Neverwhere

Neil Gaiman hakkında pek çok sayfa yazabilirim. Muhtemelen bunu yapacak tek kişi de ben olmam. O nedenle son dönemde peşpeşe okuduğum ve çok büyük keyif aldığım üç kitabı hakkında birşeyler yazma ihtiyacı duydum.

Fragile Things

Neil Gaiman’ın en sevdiğim yönü daha önce de yazdığım gibi samimiyeti ve bizden biri olduğunu hissetmem. O nedenle Fragile Things’i okumaya başladığımda oldukça uzun ve sanki bana özel yazılmış bir mektup gibi hissettiren bir “Introduction” ile karşılaştığımda kitaba karşı sıcacık hisler hisler beslemeye başladım.

 

 

Bir nevi “You had me at hello!” vakası. Daha hikayeler başlamadan kitap benden 10 aldı bile. Böyle olunca kitabı keyif alarak, yavaş yavaş okumak düştü bana. Herbiri ayrı ayrı tatlar taşıyan kısa hikayelerinin güzelliğini veya kitabın kalitesini tartışacak ya da aşırı olarak övecek değilim.

Bütün bunlara rağmen kitapta en sevdiğim ve tekrar tekrar okuduğum kısım “Introduction” oldu. Her yeni hikayeye başlamadan önce o hikaye için Neil’ın yazdıklarını okumak o hikayenin hikayesini Neil’dan dinlemek kitabın en güzel kısmıydı.

 

 

Kitap hakkında söylenebilecek olan şu, Neil çocuklar için yazmış hikayeleri. Ama çocuk da olsanız büyük de olsanız büyük bir keyifle okuyorsunuz. Hatta çocuklarınıza da okuyabilirsiniz yatma zamanında (eğer böyle bir alışkanlığınız varsa).
Smoke and Mirrors

Şimdi az önce Fragile Things için yazdığım herşeyi bir kez daha okuyun, iki kitap arasında 10 sene kadar bir zaman farkı olduğunu da düşünün (Smoke and Mirrors daha önce yazılmış); buna Fragile Things’de olan samimiyetin aynısını ekleyin: İşte karşınızda Smoke and Mirrors.

 

 

İki kitap arasındaki ana fark bu kitabın büyüklere hikayeler taşıması. Ayrıca hikayelerin oldukça güzel olduğunu da eklemek gerekir.

Neverwhere

Kendi halinde yaşayan kahramanımız günün birinde ölmek üzere olan genç bir kıza yardım eder. Karşılığında nişanlısından, işinden, bildiği ve tanıdığı dünyadan olur. Bilmediği tanımadığı bir dünyaya dalar.

 

 

Daha baştan okuyanı şaşırtan bir konu var zaten. Buna Neil Gaiman’ın yaratmakta usta olduğu karakter ve diyalogları ekleyin. İşte tabiri caizse tadından yenmeyecek bir roman daha. Kendini o kadar güzel okutuyor, sizi hikayenin içine o kadar güzel katıyor ki bu kitap (Neil’ın neredeyse bütün işleri bu şekilde zaten) bırakmak istemiyorsunuz, kitap bitince bozuluyor ve üzülüyorsunuz.

 

 

Neverwhere aynı zamanda BBC tarafından dizi olarak çekildi. Onun da çok güzel olduğunu ekleyeyim (izledim ve beğendim).

Attila - Michael Curtis Ford

Posted by rahimcetinel

KONUK OKUR: MUSTAFA CETINEL


Tarihi romanlari oldum olasi sevmisimdir. Okurken beni sürükleyecek, ve bunun yaninda da bana cesitli bilgiler verebilecek kitaplar özellikle hosuma gider. Bu kitapta icerik olarak ayni sekilde düzenlenmistir. Herkesin ismini duymus oldugu Hun Imparatoru Attila ile, benim daha önce hic ismini duymadigim dönemin Roma Generali Flavius Aetius arasindaki iliskinin gelisimini ve bir zamanlar dost olan bu iki kisinin nasil birbirlerine karsi savastiklarini anlatmaktadir.

 

 

Tarih kabul eder ki, Aetius Attila’yi maglub etmistir. Kitapta anlatilanlara göre bu savas tam bir liderlik ve strateji savasi olmustur. Aetius Attila’yi maglub etmis ve ondan sonra kendi imparatoru tarafindan öldürülmüstür (kitap bu kismi icermemektedir). Ayrica Attila’da zamaninda o kadar güclenmistir ki, o dönemdeki Papa Attila’nin önünde, Roma’yi yok etmemesi icin diz cökmüstür (bu kisim da yok bu kitapta).

 

 

Peki o yok, bu yok ne var bu kitapta diceksiniz. Söyleyeyim hemen. O muazzam savasin mükemmel tasfirleri var, kisilerin psikolojilerine bakis, dönemin Hun ve Roma yasam tarzlari var. Ve ayrica bunlarin mükemmel bir sekilde bir araya gelisi…

Ben okuyup gercekten zevk aldim. Size de tavsiye ederim.

Yalniz belirtmem gereken bir nokta var ki, yazar Attila’yi sadece güc pesinde kosan bir lider, Aetius’u ise ülkesi icin herseyi göze alabilecek bir kahraman olarak ilan etmis. Kisaca kitabin dönemin kötü cocugu Attila’dan baska bir kisi degil yazara göre. Ama is Hun ve Roma’lilari karsilastirmaya gelince, Hunlarin romalilara göre vatanseverlik ve dürüstlükte cok daha üstün oldugunu göstermistir. Yani iki tarafa da artilar ve eksiler yüklemistir yazar.

Christopher Moore: Ask Adasi

Posted by rahimcetinel

KONUK OKUR: MUSTAFA CETINEL

Ask Adasi – Christopher Moore
 
Gecenlerde kitapciya gittigimde Moore’un bu kitabi dikkatimi cekti. Bu isimdeki kitaplari pek sevmem, cünkü genel itibariyla ask romanlarini pek sevmem. Ama yine de yazarin basit bir kitap yazmis olmayacagini varsayarak bir bakayim dedim. Arka kapak yazisini okumamin ardindan hakli oldugumu fark ettim.
 
Kitap hayatini sürekli basklari yönlendiren, karar vermemek icin elinden geleni yapan capkin bir jet pilotunun, bir ucus sirasinda, bir kadina hayir diyememenin etkisiyle kaza yapmasini, ve ardindan ucus lisansinin yaninda cinsel organini da kaybetmesiyle basliyor. Ardindan da isler birbirini kovaliyor ve hayati hic tahmin bile edemeyecegi sekilde degisiyor.
 

Moore burada yine komik bir tarz kullanmis. Sanirim yazarin genel bir özelligi bu; herseyi sakaya vurmak. Bence okunabilecek kitaplar arasinda yer alir, ama okuduktan sonra size biraz cografya bilgisi disinda pek bir sey katmaz, tabii ki insanlarin beyinlerinin nasil yikanabildigine bir örnek olmasi disinda…
 
Su anda elinizde bir kitap yoksa alin okuyun derim… Ben pisman degilim :) en azindan neseli birkac gün gecirmemi sagladi :)

.

.

.

*****************************