<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Robert Jordan &#8211; The Eye of the World</title>
	<atom:link href="http://kitaplog.net/2009/06/19/robert-jordan-the-eye-of-the-world/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kitaplog.net/2009/06/19/robert-jordan-the-eye-of-the-world/</link>
	<description>Sakın kitap okumayın!!! Zehirlidir!.. Isırır!...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 08:09:56 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>By: Derya OĞUZ</title>
		<link>http://kitaplog.net/2009/06/19/robert-jordan-the-eye-of-the-world/comment-page-1/#comment-148</link>
		<dc:creator>Derya OĞUZ</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jun 2009 19:10:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=985#comment-148</guid>
		<description>yazının başında yer alan cümlelerine şunu eklemek isterim ki, kitap okumak yalnızca bir takım olaylar zincirini takip etmek değildir. öyle olsaydı televizyondaki diziler ve sinema filmleri bize kafi gelirdi. kitap okurken, yazarın yaptığı tasvirleri her birimiz kendi zihnimizde şekillendirir, olaylar zincirini kendi yaşantılarımıza göre yorumlar, karakterlerden kendimize benzeyenleri ya da özendiklerimizi daha çok kahramanlaştırır ve sonunda bir bütün olarak kitabın iyi mi kötü mü olduğuna, okumaya değip değmediğine kendi beğenilerimize göre karar veririz. romanların bir de yazarının üslubundan kaynaklanan edebi yönü  vardır ki onları özgün sanat eserleri yapar; kimse kendini yazarın yerine koyup da olayları onun ağzından anlatamaz. özetlemek için ne kadar çabalasa da kitabın yazarı kadar etkili olamaz. 
dolayısıyla burada, okunan kitapların içeriğinden bahsetmenin keyif kaçırıcı ya da okuma şevkini kırıcı olabileceğini düşünmüyorum. okuduğumuz kitabın konusunu özetlemek, kitabın etkilendiğimiz bölümlerinden alıntılar yapmak, olumlu ya da olumsuz eleştirdiğimiz yönlerini aktarmak siteyi daha da zenginleştiriyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazının başında yer alan cümlelerine şunu eklemek isterim ki, kitap okumak yalnızca bir takım olaylar zincirini takip etmek değildir. öyle olsaydı televizyondaki diziler ve sinema filmleri bize kafi gelirdi. kitap okurken, yazarın yaptığı tasvirleri her birimiz kendi zihnimizde şekillendirir, olaylar zincirini kendi yaşantılarımıza göre yorumlar, karakterlerden kendimize benzeyenleri ya da özendiklerimizi daha çok kahramanlaştırır ve sonunda bir bütün olarak kitabın iyi mi kötü mü olduğuna, okumaya değip değmediğine kendi beğenilerimize göre karar veririz. romanların bir de yazarının üslubundan kaynaklanan edebi yönü  vardır ki onları özgün sanat eserleri yapar; kimse kendini yazarın yerine koyup da olayları onun ağzından anlatamaz. özetlemek için ne kadar çabalasa da kitabın yazarı kadar etkili olamaz.<br />
dolayısıyla burada, okunan kitapların içeriğinden bahsetmenin keyif kaçırıcı ya da okuma şevkini kırıcı olabileceğini düşünmüyorum. okuduğumuz kitabın konusunu özetlemek, kitabın etkilendiğimiz bölümlerinden alıntılar yapmak, olumlu ya da olumsuz eleştirdiğimiz yönlerini aktarmak siteyi daha da zenginleştiriyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

