Gregory David Roberts – Shantaram
Filiz KIŞLACIK
Merhaba,
“Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyada ki her şeyle ilgili,diye cevap veririm”. Kapağındaki bu yazı dikkatimi çekti ve alıp okumama neden oldu. Etkilendiğimi söylemem gerek… Aşkı,insan sevgisini, yardımlaşmayı ve saf iyiliği, bununla birlikte macerayı bir arada bulucağınız, film tadında sürükleyici bir roman. Shantaram’da birçok karakterle tanışacak ama en önemlisi Bombay’ın renkli dünyasına adım atacaksınız. Kalın bir kitap olmasına nazaran (863 sayfacık:-)) akıcılığı ve dilinin sadeliği sayesinde nasıl bittiğini anlamayacaksınız. Gregory David Roberts’ın bir dizi silahlı soygun suçundan dolayı on dokuz yıl hapse mahkum edilmesi ve hapisten kaçıp on yıl boyunca Bombay’da kaçak yaşaması kitabı ayrıca ilginç kılıyor. Yazar gecekondu sakinleri için ücretsiz bir klinik işletmiş, Bombay mafyası için kalpazanlık ve silah kaçakçılığı yapmış. Tekrar yakalanınca da cezasını çekip serbest kaldığında başarılı bir medya şirketi kurmuş. Şimdi artık tam zamanlı bir yazar olup Bombay’da yaşamaktaymış. Kitap otobiyografi olmakla birlikte yazarın dürüstlüğüne şapka çıkartmak gerekli diye düşünüyorum. Edindiği tecrübeleri ve yaşadıklarını ustalıkla hikayeleştirebilmesi ise ayrıca taktire şayan. Bu kitapta yazar çıktığı içsel yolculuğa bizleri de davet ediyor…
Kitaptan kısaca bahsedecek olursak: Lindsay banka soymak suçundan hapse girmiş, gardiyanlardan inanılmaz dayaklar yemiş, bunun akabinde hapisten kaçıp, Hindistan’ın Bombay şehrinde kaçak yaşamaya karar vermiştir. Şehre ayak basmasıyla birlikte Prabaker o kocaman gülümsemesiyle önce rehber olarak girer Lindsay’ın hayatına, daha sonra arkadaşı olur. Birlikte şehrin en karanlık köşelerine adım atarlar. Önce adı değişir kahramanımızın, nam-ı diğer Linbaba (Tanrı’nın huzuru bahşettiği) olur. O artık hintliler gibi kalbini açmayı, onlar gibi üzülüp onlar gibi sevinmeyi öğrenmektedir. Gecekondu mahallesinde yaşamaya başlamısıyla birlikte oradaki insanların zor hayatlarına şahit olur ve hiçbir şekilde sağlık hizmetinden yararlanamayan bu insanlara (ilkyardım ve teşhis-tedavi konusunda gayet bilgili) ücretsiz klinik açar.
Romanda insanların bu zor şartlara rağmen mutlulukları ve komün yaşam tarzlarını ayrca taktir ettim. Kendi hayatıyla birlikte başkalarının da yaşamını iyileştirme çabası Linbaba’ya bir çok dost kazandırır. Lakin kahramanımız hayatını yolunu sokmaya çalışırken burada da suça karışmaktan geri durmaz. Kadirhbai adında çok güçlü bir mafya babasıyla tanışmasıyla birlikte maceraya adım atar. Kadirhbai ile Linbaba’nın aralarındaki felsefik tartışmalar ise kitabı ilginç kılan bir diğer unsur.
İşte böyle…
Linbaba ile birlikte aşık olup, suça karışmaya, güzel dostluklar edinip, güçlü düşmanlarla mücadele etmeye, Bombay’ın renki sokaklarında dolaşıp, Hindistan’ın köylerine ziyaret etmeye ve Afganistan’da savaşmaya ne dersiniz? Düşmeyen temposuyla ve renkli insanlarıyla kaçırılmaması gereken bir kitap. Ben çok sevdim, ilgilenenlerin beğenilerine sunulur;)
Görüşmek dileğiyle…
- August 19th

“Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlayamadın demektir.”