<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitaplog.net &#187; Mustafa Çetinel</title>
	<atom:link href="http://kitaplog.net/category/konuk-okur/mustafa-cetinel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kitaplog.net</link>
	<description>Sakın kitap okumayın!!! Zehirlidir!.. Isırır!...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Oct 2011 07:36:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.2</generator>
		<item>
		<title>İstanbul Hatırası &#8211; Ahmet Ümit</title>
		<link>http://kitaplog.net/2011/10/06/istanbul-hatirasi-ahmet-umit/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2011/10/06/istanbul-hatirasi-ahmet-umit/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 06 Oct 2011 07:36:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmet Ümit]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2209</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel &#160; &#8220;Sisler icindeydi Istanbul&#8221;. Iste bu cümleyle bitti bu kitap. Gecenin bir yarisi, sonra sayfalarini sanki su icer gibi okudugum bu kitap, bu cümleyle tamamladi benimle olan Istanbul yolculugunu. Ahmet Ümit&#8217;in daha önce herhangi bir kitabini okumamistim. Acikcasi, nasil bir yazar olduguna dair de herhangi bir fikrim yoktu. Ama burada yayinlanan Göksel Özbek&#8217;in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&#8220;Sisler icindeydi Istanbul&#8221;.</p>
<p>Iste bu cümleyle bitti bu kitap. Gecenin bir yarisi, sonra sayfalarini sanki su icer gibi okudugum bu kitap, bu cümleyle tamamladi benimle olan Istanbul yolculugunu.</p>
<p>Ahmet Ümit&#8217;in daha önce herhangi bir kitabini okumamistim. Acikcasi, nasil bir yazar olduguna dair de herhangi bir fikrim yoktu. Ama burada yayinlanan Göksel Özbek&#8217;in bu kitapla ilgili <a title="İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit / Göksel Özbek" href="http://kitaplog.net/2010/09/04/1916/" target="_blank">yazisini</a> okuduktan sonra bu kitaba ilgi duymaya basladim. Özellikle Istanbul üzerinde geciyor olmasi ilgimi cekti. Sokaklarinda dolastigimiz, manzarasina hayran oldugumuz sehri anlatiyor olmasi özellikle bir pozitifti benim icin.</p>
<p><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/10/istanbul-hatırası.jpg"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/10/istanbul-hatırası1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2212" title="istanbul-hatırası" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/10/istanbul-hatırası1.jpg" alt="" width="600" height="310" /></a></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitabin konusuna gelirsek, Istanbul&#8217;u kendisine mesken tutmus, konu olarak Istanbul&#8217;un tarihini secen seri katil kitabi.</p>
<p>Istanbul&#8217;un belli basli yerlerine cesetler birakilmaya baslar. Bu konularda uzmanlasmis, emekliligini sürekli ertelemis olan bir baskomiserin agzindan anlatilan kitap, polislerin arastirmalari sonucu cesitli kisilerin isin icine girmesiyle hizla gelismeye devam eder. Hizli bir sekilde sonuca ulasmaya calisan polislerimizin yaninda, cesetler de katilimiz tarafindan birakilmaya devam eder. Ama burada isin kitap konusundaki en hosuma giden yani, katillerin her zaman Istanbul&#8217;un tarihine göre bir yere birakmalaridir cesetleri. Hicbir sey icin olmasa bile sirf Istanbul&#8217;un tarihini anlatisi, ve tarihi mekanlarini isleyisi icin okunabilir bu kitap. Istanbul&#8217;un anlatimina, Byzantion döneminden baslayip, Istanbul oluncaya kadar gecen süreyi anlatan bu kitap, Istanbul&#8217;u Istanbul yapan yerlere ve kisilere gönderme yapar.</p>
<p>Yazarimizin gercekten konunun isleyisinde, adim adim ilerleyisinde, ve sonunu baglayisinda tam bir ustalik gösterdigini düsünüyorum. Eger diger kitaplari bu kitabin yarisi kadar iyiyse, okunmaya kesinlikle degecektir bence.</p>
<p>Okumak icin harcadigim her saniyesine degdigini düsündügüm bu kitap, gercekten kütüphanemde özel bir yere sahip olacak.</p>
<p>Iyi okumalar,</p>
<p>Mustafa</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2011/10/06/istanbul-hatirasi-ahmet-umit/&via=&text=İstanbul Hatırası - Ahmet Ümit&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2011/10/06/istanbul-hatirasi-ahmet-umit/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2011/10/06/istanbul-hatirasi-ahmet-umit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paulo Coelho &#8211; Şeytan ve Genç Kadın</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/12/15/paulo-coelho-seytan-ve-genc-kadin/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/12/15/paulo-coelho-seytan-ve-genc-kadin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Dec 2010 15:19:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Paulo Coelho]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2096</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Merhabalar, Size gecen haftasonunda kisa bir sürede bitirmis oldugum bir kitabi anlatmak istiyorum bu seferki yazimda. Öncelikle belirtmem gerekir ki, kitabi kategorilendirmeye calisirken, secerken epey bir zorlandim. Bircok secenek arasinda gidip geldikten sonra ise, bana göre anlatabilecek en yakin kategori oldugunu düsündügüm FELSEFEyi sectim. Kitabi okuyanlar, bilenler belki iclerinden &#8216;Ne alaka!&#8217; diyebilirler. Elestirmeyin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>Merhabalar,</p>
<p>Size gecen haftasonunda kisa bir sürede bitirmis oldugum bir kitabi anlatmak istiyorum bu seferki yazimda. Öncelikle belirtmem gerekir ki, kitabi kategorilendirmeye calisirken, secerken epey bir zorlandim. Bircok secenek arasinda gidip geldikten sonra ise, bana göre anlatabilecek en yakin kategori oldugunu düsündügüm FELSEFEyi sectim.</p>
<p>Kitabi okuyanlar, bilenler belki iclerinden &#8216;Ne alaka!&#8217; diyebilirler. Elestirmeyin, bir kez daha düsünün, savinizi olusturup yorum bölümüne yazin, yüzleselim (iceride olmaz, disarida paylasalim kozumuzu <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> ). Neyse&#8230;.</p>
<p>Kitabin anlatim tarzi tipik bir Paulo Coelho klasigi. Sürükleyici, okuyucuyla konusur düzeyde, dikkatini kaybetmeden takip edebilecegin bir yazim sekli. Daha önce bu yazari övdügüm icin yeni bastan ayni seyleri anlatmak istemiyorum. Zaten bilen biliyordur yazarin ustaligini <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Konuya gececek olursak&#8230; Kitabin arka kapak yazisi bence kitabin konusunu cok iyi aciklayacaktir.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/12/2232-Seytan-ve-Genc-Kadin.jpg"><img class="size-medium wp-image-2097  aligncenter" title="2232-Seytan-ve-Genc-Kadin" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/12/2232-Seytan-ve-Genc-Kadin-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p><em>Gözlerden uzak,  kuytu bir dağ köyü ve bu köyün dış dünyadan soyutlanmış, kendi halinde,  çoğunluğu yaşlı, zamanın dışında bir yaşam süren insanları. Köydeki tek  genç kadın, küçük otelin barında çalışan güzel Chantal&#8217;dır. Gelip geçen  avcılarla ya da turistlerle gönül eğlendiren genç kadının tek dileği bu  sıkıcı yerden kurtulmaktır. Beklenmedik bir anda köye gelen ve gerçek  kimliğini gizleyen bir yabancı, köy halkına, hepsinin yaşamını alt üst  edecek, onları kışkırtacak, değer yargılarını tersine çevirtecek, hatta  kökünden değiştirtecek bir öneride bulunur. Yabancı, köy halkına yedi  gün süre tanımıştır. Bu süre içinde bu insanların her biri yaşam, ölüm,  adalet ve dürüstlükle ilgili temel sorunlarla yüzleşecek, bir yol  ayrımında durup kendi yaşam çizgilerini değiştirecek bir karar almak  zorunda kalacaklardır. Yabancıya kucak açan köy halkı, onun tehlikeli  oyununa alet olurken, Adem&#8217;le Havva&#8217;dan bu yana insanoğlunun ruhunu ele  geçirme mücadelesi veren İyi ile Kötü&#8217;nün ikilemi, bu basit insanların  örneğinde evrensel boyutlara açılıyor. İyi ile Kötü arasındaki savaşı ve  insanın Tanrı ile karşılıklı ilişkisini konu alan Şeytan ve Genç Kadın,  usta anlatıcı Paulo Coelho&#8217;nun yayınlandığından bu yana toplam bir  buçuk milyon okurla buluşan son romanı. </em><!--DO Tagging--></p>
<p>&#8212;&#8212;</p>
<p>Kitabin arka kapagi öyküyü yeterince özetliyor diye düsünüyorum. Tam da söyledigi gibi gelisiyor, ilerliyor hikaye. Sonunda ise tahmin etmedigim bir sekilde sona erdigini söylemeliyim. Tabii ki, iyinin kazandigini söylememe bile gerek yok, kitaplarin %99 unda oldugu gibi, bunda da ayni sonuc elde ediliyor. Ama sunu itiraf edebilir ki, sonunu cok ilginc bir sekilde baglamis yazarimiz. Bu sekilde bir mantik yürütecegini, ve sonuclandiracagini tahmin edemezdim.</p>
<p>Genel olarak kitabi yorumlamak gerekirse, kisilerin para icin nasil bu kadar cabuk degisebilecegini, iyi ile kötünün arasindaki cizginin cok ince oldugunu, ve insanlarin bencilliginin etkisiyle, acgözlülüklerinden dolayi herseyi kendi istedikleri gibi yönlendirdiklerini ve anlamlandirdiklarini cok iyi gösteriyor yazarimiz.</p>
<p>Bütün bunlari bir araya toplamam gerekirse, konu olarak klasik bir konu usta bir yazarin elinden cikinca kendini nasil okutabildigini cok iyi gösteren bir örnekten bahsediyoruz&#8230;</p>
<p>Kitaptan bir alintiyla bitireyim yazimi. Bence mükemmel bir hikaye&#8230;.</p>
<p>****</p>
<p><em>Leonardo da Vinci &#8216;Son Akşam Yemeği&#8217; isimli resmini yapmayı  düşündüğünde büyük bir güçlükle karşılaştı&#8230; İyi&#8217;yi İsa&#8217;nın bedeninde,  Kötü&#8217;yü de İsa&#8217;nın arkadaşı olan ve son akşam yemeğinde ona ihanet  etmeye karar veren Yahuda&#8217;nın bedeninde tasvir etmek zorundaydı&#8230;</em></p>
<p><em>Resmi  yarım bırakarak bu iki kişiye model olarak kullanabileceği birilerini  aramaya başladı. Bir gün bir koronun verdiği konser sırasında,  korodakilerden birinin İsa tasvirine çok uyduğunu fark etti. Onu poz  vermesi için atölyesine davet etti, sayısız taslak ve eskiz çizdi.</em></p>
<p><em>Aradan  3 yıl geçti. &#8216;Son Akşam Yemeği&#8217; neredeyse tamamlanmıştı, ancak Leonardo  da Vinci henüz Yahuda için kullanacağı modeli bulamamıştı&#8230;  Leonardo&#8217;nun çalıştığı kilisenin kardinali, resmi bir an önce bitirmesi  için ressamı sıkıştırmaya başladı.</em></p>
<p><em>Günlerce aradıktan sonra  Leonardo vaktinden önce yaşlanmış genç bir adam buldu. Paçavralar  içindeki bu adam sarhoşluktan kendinden geçmiş bir durumda kaldırım  kenarına yığılmıştı. Leonardo yardımcılarına adamı güçlükle de olsa  kiliseye taşımalarını söyledi çünkü artık taslak çizecek zamanı  kalmamıştı.</em></p>
<p><em>Kiliseye varınca yardımcılar adamı ayağa diktiler.  Zavallı, başına gelenleri anlamamıştı.</em></p>
<p><em>Leonardo adamın yüzünde  görülen inançsızlığı, günahı, bencilliği resme geçiriyordu&#8230;</em></p>
<p><em>Leonardo  işini bitirdiğinde, o zamana kadar sarhoşluğun etkisinden kurtulmuş  olan berduş gözlerini açtı ve bu harika duvar resmini gördü.</em></p>
<p><em>Şaşkınlık  ve hüzün dolu bir sesle şöyle dedi: &#8216;Ben bu resmi daha önce gördüm&#8230;&#8217;  &#8216;Ne zaman?&#8217; diye sordu Leonardo  da Vinci, o da şaşırmıştı. &#8216;Üç yıl önce&#8217;  dedi adam..&#8217;Elimde avucumda olanı kaybetmeden önce. O sıralarda bir  koroda şarkı söylüyordum, pek çok hayalim vardı, bir ressam beni İsa&#8217;nın  yüzü için modellik yapmak üzere davet etmişti&#8230;&#8217;</em></p>
<p><strong><em>İyi ve  Kötü&#8217;nün yüzü aynıdır&#8230; Her şey insanın yoluna ne zaman  çıktıklarına  bağlıdır&#8230;</em></strong></p>
<p>****</p>
<p>Iyi okumalar&#8230;.</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/12/15/paulo-coelho-seytan-ve-genc-kadin/&via=&text=Paulo Coelho - Şeytan ve Genç Kadın&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/12/15/paulo-coelho-seytan-ve-genc-kadin/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/12/15/paulo-coelho-seytan-ve-genc-kadin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gereği Düşünüldü &#8211; Cihat T.</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 10:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cihat T.]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2008</guid>
		<description><![CDATA[MUSTAFA CETINEL Yeniden Merhaba, Su anda anlatacagim kitap, belki de Türk yazarlardan okumus oldugum ilk polisiye kitap. Öncelikle bir itirafta bulunmam gerekiyor. Son zamanlara kadar Türk yazarlarina (genc yazarlara) cok fazla ilgi göstermiyordum. Cünkü okumus oldugum birkac eser beni hayal kirikligina ugratmis oldugu icin, uzak durmustum Türk yazarlarindan. Daha sonra Orkun Ucar ile bu kisitlama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>MUSTAFA CETINEL</strong></span></p>
<p>Yeniden Merhaba,</p>
<p>Su anda anlatacagim kitap, belki de Türk yazarlardan okumus oldugum ilk polisiye kitap.</p>
<p>Öncelikle bir itirafta bulunmam gerekiyor. Son zamanlara kadar Türk yazarlarina (genc yazarlara) cok fazla ilgi göstermiyordum. Cünkü okumus oldugum birkac eser beni hayal kirikligina ugratmis oldugu icin, uzak durmustum Türk yazarlarindan. Daha sonra Orkun Ucar ile bu kisitlama delindi diyebilirim. Ardindan yavas yavas Türk yazarlarimizdan da okumaya basladim.</p>
<p>En sonunda da, aslinda cok fazla sevmedigim bir tür olan polisiye türünde bir kitap okudum. Genel bir degerlendirme yapip, 10 üzerinden bir not vermem gerekirse, 6 veririm bu kitaba. Sebeplerine asagida deginecegimden emin olabilirsiniz.</p>
<p>Kitabimiz Istanbul&#8217;da gecmektedir. Icerik ve konu olarak bana tamamen Dan Brown kitaplarini hatirlatsa da temel bazi farkliliklar oldugunu belirtmem gerekiyor. Dan Brown&#8217;a ait eserlerde oldugu gibi, bu kitapta da cesitli sekillere sokulmus cesetler sehrin belirli noktalarindan ortaya cikmaya basliyor. Özel olarak, belli pozisyonlarda oturtulmus, vücuda ait bazi parcalarla baslayan bu dagilim, sehrin etrafinda bir kac gün arayla ortaya cikmaya basliyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/gd.jpg"><img class="size-medium wp-image-2009  aligncenter" title="gd" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/gd-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p>Genc polisimiz Oya (ufak tefek bir genc kiz <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) bu olaya ataniyor ve savci arkadasi ile birlikte (tabii ki savci ile arkadasliklari ögrencilik dönemine denk geliyor ve savcinin ailesini de taniyor kendileri. Tipik genel bir kurala uyarak yazarimiz bu polisimizi isinin getirdigi sebeplerden dolayi kimseye baglanamamis birisi olarak gösteriyor) görevine basliyor. Yanlarina bir tane de asiri derecede zeki psikiyatrist koyuyor yazarimiz (tabii ki uzmanlik alani seri katiller). Buraya kadar kitabimizin kurgusunun tamamen klasik bir yapida oldugunu görebiliyorsunuz.</p>
<p>Katilimiz sehrin cesitli yerlerine cesetleri birakmaya (ve bir yandan da toplum mesajini iletmeye) devam ediyor. Toplum mesaji dememin sebebi, her olayda öldürdügü kisileri secis sebeplerinin belli bir toplumsal yozlasmaya baglamalarindan bahsediyorum. Böyle bir durumda cesitli mantiklar yürüterek katile ulasmaya calisiyorlar ve tabii ki insanlar arasinda cok farkli yorumlar yapilmaya baslaniyor.</p>
<p>Buraya kadar kitabin kötü yanlarini ele aldigimi belirtmem gerekiyor. Bunlarin hepsi notun düsme sebepleri arasina giriyor. Ayrica son bir sebep olarakta kitabin sonunun cok hizli bir sekilde bitirilmesi yer aliyor. Tamamen cözüme ulasmak ve katili yakalamak icin gelistirilmis son hic hosuma gitmedi.</p>
<p>Bu kadar kötülemek yeter diyor ve kitabin iyi yanlarina girmek istiyorum biraz da. En sevdigim özelligi, kitaba yön veren, en etkili karakterlerden birisi olan kisinin hic beklemedigim bir yerden, hic beklemedigim bir tarzda ortaya cikmasi. Bu yardimci karakterin kimligi kesinlikle beni sasirtti. Yazari bu yaraticiligindan dolayi tebrik ederim.</p>
<p>Onun haricinde ise iceriginde sürükleyiciligi artiran katille olan, neden buna kalkistigina dair bir konusmanin kitabin sayfalarina serpistirilmesi oldu. Bu konusmalar kitabin okunusuna farkli bir anlam katiyor, ve en sonunda neden ve nasil böyle bir konusmanin gerceklesitirildigi belirtiliyor.</p>
<p>Bence genel itibariyle tipik bir polisiye roman. O yüzden okuyun veya okumayin diyemem. Kafa dinleme amacli okunabilir.</p>
<p>Okumak isteyenler icin simdiden iyi okumalar diyelim&#8230; <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Selamlar,</p>
<p>Mustafa</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/&via=&text=Gereği Düşünüldü - Cihat T.&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alaycı Kuş / Suzanne Collins</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/11/01/alayci-kus-suzanne-collins-2/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/11/01/alayci-kus-suzanne-collins-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2010 09:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fantastik Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Suzanne Collins]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2001</guid>
		<description><![CDATA[MUSTAFA CETINEL Herkese uzun bir aradan sonra merhaba. Buraya en son yazimi yazali bir aydan fazla gecti. Bütün kosusturmacalarin icerisinde yazacak vaktim olmadi maalesef. Ama epey bir kitap okudum bu dönemde, umarim hepsiyle alakali yorum yazacak vakti bulabilirim. Neyse, simdi kitabimiza dönelim&#8230; Bu kitabi dün aksam sehirlerarasi otobüse bindigim sirada bitirdim (son 10 sayfasi kalmisti, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">MUSTAFA CETINEL</span></strong></p>
<p>Herkese uzun bir aradan sonra merhaba. Buraya en son yazimi yazali bir aydan fazla gecti. Bütün kosusturmacalarin icerisinde yazacak vaktim olmadi maalesef. Ama epey bir kitap okudum bu dönemde, umarim hepsiyle alakali yorum yazacak vakti bulabilirim. Neyse, simdi kitabimiza dönelim&#8230;</p>
<p>Bu kitabi dün aksam sehirlerarasi otobüse bindigim sirada bitirdim (son 10 sayfasi kalmisti, o yüzden yolculugun basinda bitti kitap).</p>
<p>Bu kitap Aclik Oyunlari serisinin 3. ve son kitabi. Daha önceki kitaplariyla alakali yorumlarimi buraya da yazmistim. Özetlemem gerekirse; 1. kitabi 2 günde, 2. kitabi ise 1 günde bitirmistim. O yüzden yaklasik son 1 yildir bu kitabin cikmasini bekliyordum, ve sonunda oldu. Ciktiktan sonra bir süre okumayi bekledim gerci (Türkce seklinde okumak istedigimden Türkiye&#8217;ye gelecegim zamani beklemek zorundaydim).</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/akış-193x300.jpg"><img class="size-full wp-image-2002  aligncenter" title="akış-193x300" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/akış-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></a></p>
<p>Neyse&#8230; Kendini hizli okutma süreci bende 3. kitapta sona erdi. Bu kitabi bitirmem yaklasik 2 haftami aldi. Bunda islerimin yogunlugunun etkisinin büyük oldugunu biliyorum ama yine de epey bir süre aldi ve kitabi sürükleyici olarak niteleyemeyecegimi de belirtmem gerekiyor. O yüzden, &#8216;acaba sonunda ne oluyor?&#8217; merakindan dolayi okumayi sürdürdügümü söylemem gerekiyor. Ara ara isteksizlikler olustu icimde kitabi okumak icin, gercekten sacmalama noktasina gelinen anlar oldugunu düsünüyorum.</p>
<p>Öncelikle 13. Mintika icerigini kitaba yerlestirdiginden ötürü yazari tebrik etmem gerekiyor. Oradan birseyler cikacagini tahmin ediyordum ama bu kadar iyi bir icerik olusuturacagi aklimin ucundan bile gecmiyordu. 2. kitabi biraktigimiz yer olan isyanin baslangicindan sonra, 13. Mintika&#8217;ya böyle bir kimlik büründürülmesi gercekten cok güzel bir icerik olusturmus.</p>
<p>Genel olarak kitabin macerali noktalarinin bulundugunu belirtmem gerekiyor. Ama yazarin Katniss&#8217;e ait genc kizlik sacmalarini anlatmasi bence biraz abarti olmus. Bunlarin olmasi gerektigini, kitaba farkli bir icerik kattigini biliyorum, ama bana göre bunu abartmis, cok fazla üzerinde durmus. Gereksiz kararsizliklarla gecirilen sayfalar bence tamamen kitabi biraz daha uzatmak icin yazilmis. Belirtmem gerekiyor ki Katniss&#8217;in Peeta&#8217;ya karsi baslangicta takindigi tavir tamamen burnu havada, kendini begenmis bir genc kiz oldugu hissini verdi bana ki, yazarin gercekten göstermek istedigi kisilik bu da olabilir. Yine de, bu izlenimi vermek icin daha az sayfa harcayabilirdi.</p>
<p>Bence bu kitaptaki en etkili karakter Peeta idi. Kitabin iceriginde cok fazla yer almadigini belirtmem gerekiyor, ama bana göre kitaba tamamen farkli bir tat katan, ve gercekten ilk iki kitaptaki Capitol&#8217;ün acimasizlik hissini bize yasatan Peeta&#8217;nin basina gelenler, ve bunlarin sonucunda onda olusan sonuclar. Kitabin icerigini belli etmemek icin ona ne oldugunu söylememem gerekiyor tabii ki, ama Capitol&#8217;ün yapmis oldugu sey her ne kadar acimasiz olsa da, onlarin tarafindan düsününce zekice bir adim oldugunu söylemenin yanlis olmadigini düsünüyorum.</p>
<p>Her ne kadar son kitapta beni biraz hayal kirikligina ugratmissa da, gercekten cok etkileyici bir seri oldugunu, ve kesinlikle okunmasi gerektigini düsünüyorum. Sakin yanlis anlamayin beni; kurgu yine cok güzeldi kitapta, atilan adimlar, gelismeler, ve sonu gercekten cok iyiydi. Yazarin tekrar yaraticiligini konusturdugunu belirtmem gerekiyor. Ama kitabin bazen cok yavas ilerledigini ve sacma seylerle bazi sayfalarin bosuna dolduruldugunu da düsünüyorum.</p>
<p>Yine de alin, okuyun, keyfinize bakin, ve kitabin yarattigi dünyaya kendinizi birakin&#8230;</p>
<p>Iyi okumalar&#8230;</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/11/01/alayci-kus-suzanne-collins-2/&via=&text=Alaycı Kuş / Suzanne Collins&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/11/01/alayci-kus-suzanne-collins-2/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/11/01/alayci-kus-suzanne-collins-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amin Maalouf &#8211; Dogu&#8217;nun Limanlari</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/08/11/amin-maalouf-dogunun-limanlari/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/08/11/amin-maalouf-dogunun-limanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 08:36:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Amin Maalouf]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1859</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Herkese uzun bir aradan sonra yeniden merhabalar, Biliyorum, gercekten uzun bir süre oldu buraya yazmayali.  Ama son zamanlarda kafamda o kadar cok sey dolasiyor ki, inanin vaktim olmuyor buraya bakmaya. Bugün de aslinda diger günlerden farkli degil, ama hic degilse kafami dagitmak istiyorum biraz, bu yüzden buraya bir yazi yazmaya karar verdim. Gercekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>Herkese uzun bir aradan sonra yeniden merhabalar,</p>
<p>Biliyorum, gercekten uzun bir süre oldu buraya yazmayali.  Ama son zamanlarda kafamda o kadar cok sey dolasiyor ki, inanin vaktim olmuyor buraya bakmaya. Bugün de aslinda diger günlerden farkli degil, ama hic degilse kafami dagitmak istiyorum biraz, bu yüzden buraya bir yazi yazmaya karar verdim.</p>
<p>Gercekten sevmis oldugum bu kitap haziranda Türkiye&#8217;deyken elime gecti. Almanya&#8217;ya geri döndügümde okumaya basladigim kitabi kisa süre icinde bitirmeyi basardim (4 gündü sanirim toplam süre). Sanmayin ki hizli okudum kitabi; hayir. Kitabin toplami zaten 180 sayfa oldugu icin, ve ilgimi ceken bir konuya sahip oldugu icin kisacik sürede bitti.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/08/dogunun20limanlari.jpg"><img class="size-medium wp-image-1861  aligncenter" title="dogunun20limanlari" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/08/dogunun20limanlari-193x300.jpg" alt="" width="193" height="300" /></a></p>
<p>Belirtmem gerekir ki, bu kitap yazar Amin Maalouf&#8217;tan okudugum ilk kitap. Daha önce ismini duymus olsam da, kitapcilarda görünce ilgimi cekmis olsa da, hicbir zaman alma istegi olusmamistir icimde. Ve acikcasi, su anda buna kesinlikle pismanim, cünkü kendisi gercekten ilginc yazarlar arasina girmeyi basarmis.</p>
<p>Hayat hikayesiyle zaten sasirtan Amin Maalouf, bu yasantisindan edindigi deneyimleri kitaplarinda, diline, hikayenin olgusuna, gidisatina iyi yansitmayi basarmis. Bundan sonra da diger kitaplarini okumayi iple cektigimi belirtmem gerekiyor. Bir daha ki Türkiye&#8217;ye gidisimde bu konuyla yakinda ilgilenecegime emin olabilirsiniz.</p>
<p>Bu kitabinda yazarimiz Ikinci Dünya savasi yillarini, ve ondan sonrasini aktarmis. Osmanli Hanedanliginin soyundan gelen bir adamin kendi hikayesini iceren bu kitabi güzel kilan yanlarindan birisi, kitabin bir röportaj seklinde yazilmis olmasi, ve kendi agzindan anlatilmis olmasi (nedense bu tip anlatim tarzi her zaman hosuma gitmistir). Kahramanimiz, büyükannesinden basliyor hikayesini anlatmaya. Ardindan Osmanli&#8217;nin son zamanlarina dogru Beyrut&#8217;a göcüyorlar ailecek (umarim dogru hatirliyorumdur sehri). Ikinci Dünya savasi sirasinda Fransa&#8217;da bulunuyor ve bir sekilde direnise katiliyor.</p>
<p>Ardindan ise, babasinin yanina, Beyrut&#8217;a dönmesi gerekiyor artik. Bu sirada da Israil &#8211; Filistin arasindaki catismalar basliyor, ve kahramanimizin hayati bundan etkilenmeye basliyor.</p>
<p>Kisaca yakin tarihi, en atesli bölgelerinde yasamis bir kisinin agzindan anlatiliyor kitap, ve iste bu noktada gercekten cok güzel bir sonuc ortaya cikiyor.</p>
<p>Konunun devamini anlatmayayim, sanirim yeterince (belki de fazlasiyla) özetlemis oldum kitabi. Bu tip kitaplar ilginizi cekiyorsa kesinlikle tavsiye ediyorum okumanizi. Ilginc yorumlarla karsilasabilirsiniz&#8230;</p>
<p>Kitapta beni en cok etkileyen yazi parcasini buraya yazmadan edemeyecegim:</p>
<h3>‎&#8217;Hayat bu,de kendi kendine.Ikinci kez cagrilmayacagm bir oyun,bir zevkler ve acilar oyunu,bir inanclar ve aldatmalar oyunu,bir maskeler oyunu,bir aktör ve bir gözlemci olarak sonuna kadar oyna,gözlemcilik daha iyidir,ne zaman istersen birakabilirsin.Beni sorarsan &#8216;imdat cikisi &#8216; sayesinde ayaktayim.Cünkü emrimde,ve onu kullanmayacagimi biliyorum.Ama ahiretin anahtari bende olmasa kendimi kapanda hissederdim,derhal kacmak isterdim!&#8217;</h3>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/08/11/amin-maalouf-dogunun-limanlari/&via=&text=Amin Maalouf - Dogu'nun Limanlari&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/08/11/amin-maalouf-dogunun-limanlari/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/08/11/amin-maalouf-dogunun-limanlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kitap Hırsızı &#8211; Markus Zusak</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/07/12/kitap-hirsizi-markus-zusak/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/07/12/kitap-hirsizi-markus-zusak/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 15:06:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Markus Zusak]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1842</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Yeniden Merhabalar, Bugün size yeni bitirmis oldugum bir saheseri okuyacagim. Markus Zusak tarafindan kaleme alinmis Kitap Hirsizi isimli eseri bitireli daha 1 hafta bile olmadi. Bence ben kendi izlenimlerimi buraya yazmadan önce, kitabin arka kapak yazisini eklemeliyim buraya: ***** Ölüm Meleği Size Bir Hikaye Anlatmak İsterse Durup Dinlemez misiniz? Ölüm meleğinin ağzından savaş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Mustafa Cetinel</span></strong></p>
<p>Yeniden Merhabalar,</p>
<p>Bugün size yeni bitirmis oldugum bir saheseri okuyacagim. Markus Zusak tarafindan kaleme alinmis Kitap Hirsizi isimli eseri bitireli daha 1 hafta bile olmadi. Bence ben kendi izlenimlerimi buraya yazmadan önce, kitabin arka kapak yazisini eklemeliyim buraya:</p>
<p>*****</p>
<p><em>Ölüm Meleği Size Bir Hikaye Anlatmak İsterse Durup Dinlemez misiniz?</em></p>
<p><em>Ölüm meleğinin ağzından savaş yıllarında küçük bir kitap hırsızının,  Liesel Meminger&#8217;in hikayesi bu. </em> <em></em></p>
<p><em>&#8216;&#8230;Her durumda hayatta kalan birinin hikayesi bu; hep geride kalan  olmakta ustalaşmış birinin hikayesi. Aslında pek çok başka şeyin  yanısıra şu saydıklarımla ilgili küçük bir hikaye: </em> <em></em></p>
<p><em>* Bir kız </em> <em></em></p>
<p><em>* Bazı kelimeler </em> <em></em></p>
<p><em>* Bir akordiyoncu </em> <em></em></p>
<p><em>* Bazı fanatik Almanlar </em> <em></em></p>
<p><em>* Bir Yahudi dövüşçü </em> <em></em></p>
<p><em>* Ve bol miktarda hırsızlık&#8230;&#8217; </em> <em></em></p>
<p><em>Liesel Meminger, Münih&#8217;in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann  ailesinin yanına evlatlık olarak verilir.1933 yılında Almanların yüzde  90&#8242;ı Adolf Hitler&#8217;i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel&#8217;in üvey  babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin  bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar.</em></p>
<p>*****</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/07/kitap-hýrsýzý.jpg"><img class="size-medium wp-image-1843  aligncenter" title="kitap-hýrsýzý" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/07/kitap-hýrsýzý-206x300.jpg" alt="" width="206" height="300" /></a></p>
<p>Eger bu tip kitaplara ilgi duyuyorsaniz, su anda direk &#8220;kesin okumaliyim&#8221; cümlesini icinizden geciriyorsunuz demektir.  Ki ben kendim, aynen bunu dedim arka kapak yazisini ilk duydugumda.</p>
<p>Kitap, zaten yazida da gördügünüz üzere, 2. Dünya Savasi Almanya&#8217;sini anlatiyor. O dönemde bir eve evlatlik olarak verilen Liesel isim kücük karakterimizin basindan gecenler, kitaplar, sözcükler, kelimelerle olan iliskisi ve bunlarin hayatina etkileri, yeni kitaplarini elde etme yollari (cogunlukla hirsizlik yaparak), ve bunun tamaminin yaninda, en ilginc seylerden birisi bunlarin hepsinin bence roman tarihindeki en ilginc karakter tarafindan, yani Ölüm&#8217;ün kendisi tarafindan anlatilmasi&#8230; Bunlarin hepsini bir araya getiren Yazar Zusak, bunun yaninda hikayenin gectigi yeri, Münih&#8217;te, irkciligin en üst düzeyde oldugu bir yerde, ve bunun yaninda Münih&#8217;teki toplama kampina (Dachau) giden yol üzerinde bulunan bir cadde olarak secmis. Caddenin ismi ise, Himmelstrasse olarak geciyor. Türkce&#8217;siyle Cennet Sokak&#8230;</p>
<p>Bence bütün bunlari bir araya getiren yazar, cok ince dokunuslarda bulunuyor hikayeye. Ayrica kücük karakterimizin okumayi ögrenmesi, bunun yaninda dünyayi ögrenmesi sirasinda sözlügünden verdigi alintilarla ayri bir etki yaratmis kitapta.</p>
<p>Cevirmene olan tebriklerimi de buradan iletmem gerekiyor bence. Cünkü, kendisi Türkce&#8217;ye cok iyi cevirmekle kalmamis, gerektiginde Almanca&#8217;dan kelimeleri alip, kitabin icerisinde tutmus, ve gercek anlamini bize aciklamayi, hissettirmeyi basarmistir.</p>
<p>Bunlarin hepsini bir araya getirince, ben bu kitabi okunacaklar listesine koyun derim. 10 üzerinden 10 verecegim nadir kitaplardan birisidir. Bitireli kac gün olmasina ragman halen daha etkisini hissettigimi belirtmem gerekiyor&#8230;</p>
<p>Eger tavsiyemi dinlerseniz, iyi okumalar diliyorum size simdiden&#8230;</p>
<p>Bir dahaki kitapta görüsmek dilegiyle&#8230;</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/07/12/kitap-hirsizi-markus-zusak/&via=&text=Kitap Hırsızı - Markus Zusak &related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/07/12/kitap-hirsizi-markus-zusak/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/07/12/kitap-hirsizi-markus-zusak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Darbe Arasında &#8211; İskender Pala</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/07/09/iki-darbe-arasinda-iskender-pala/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/07/09/iki-darbe-arasinda-iskender-pala/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 11:55:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[İskender Pala]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1830</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Merhabalar Arkadaslar, Uzun süredir buraya birseyler yazamadigimin farkindayim. Ama inanin bana cok yogun bir kosusturmacanin icinden yeni cikmis durumdayim, ve baska bir tanesine girmek üzereyim. Bu ikisi arasinda, tekrar biseyler yazayim dedim buraya. Bu yazacagim kitabi son 3 ay icerisinde okumus oldugumu belirtmem gerekiyor. Ama ne zaman tam olarak diye soracak olursaniz, iste [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Mustafa Cetinel</span></strong></p>
<p>Merhabalar Arkadaslar,</p>
<p>Uzun süredir buraya birseyler yazamadigimin farkindayim. Ama inanin bana cok yogun bir kosusturmacanin icinden yeni cikmis durumdayim, ve baska bir tanesine girmek üzereyim. Bu ikisi arasinda, tekrar biseyler yazayim dedim buraya.</p>
<p>Bu yazacagim kitabi son 3 ay icerisinde okumus oldugumu belirtmem gerekiyor. Ama ne zaman tam olarak diye soracak olursaniz, iste orasina kesin cevap veremem. Simdi kitabi aciklamaya gecelim isterseniz&#8230;</p>
<p>Kitap genel olarak kisa diyebilecegim bir kitap. Toplamda yaklasik 200 sayfa olan kitap, Iskender Pala&#8217;nin kendi hayatinin bir kesitini iceriyor. Edebiyat konusunda egitimini tamamladiktan sonra, üniversitede kadro acilmasini beklerken karsisina cikan bir firsat sayesinde orduya girmesini, ve ordu bünyesinde Edebiyat ögretmeni olarak calismasini iceriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/07/iki-darbe-arasinda-ilginc-zamanlarda-iskender-pala.jpg"><img class="size-medium wp-image-1832  aligncenter" title="iki-darbe-arasinda-ilginc-zamanlarda-iskender-pala" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/07/iki-darbe-arasinda-ilginc-zamanlarda-iskender-pala-203x300.jpg" alt="" width="203" height="300" /></a></p>
<p>Orduda görev yaptigi 15 yillik sürec boyunca basindan gecenleri anlattigi bu kitabinda elinden geldigince objektif olmaya calismis yazar, yalniz belirtmem gerekir ki bunu da tam olarak basaramamis diye düsünüyorum. Neden diye sormayin, kitabi okuyunca bu sekilde hissettim. Eger okursaniz, sanirim siz de ayni sekilde hissedersiniz.</p>
<p>Genellik ordunun icindeki yapiyi elestirdigi bu kitabinda, görevi sonlandiktan sonra kitabi bitiriyor yazarimiz. Ardindan ise, kitabin icerisinde bahsettigi askeri belgeleri koymus kitabin arkasina.</p>
<p>Genel olarak güzel diye nitelendirebilecegim bir kitap bu. Ama nedense kendini savunma icgüdüsüyle yazilmis oldugundan dolayi tam olarak begendigimi söyleyemeyecegim. Tabii ki, o dönemlere, ordu icindeki calisma anlayisina ve zorluklara iyi bir örnek olusturdugunu kabul ediyorum. Ama bence sanki birseyler eksik kalmis kitapta.</p>
<p>Neyse artik&#8230; Belki daha söylenecek cok söz var ama bunlari da söylemeyeyim. Kitabi size birakayim, okursaniz, okursunuz. Ama merak etmeyin, cokta bisey kacirmazsaniz okumazsaniz <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> .</p>
<p>Bir dahaki kitapta görüsmek üzere (bitmesine 100 sayfa kadar kaldi&#8230; Biter bitmez yazarim buraya <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' />  )&#8230;</p>
<p>Iyi okumalar,</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/07/09/iki-darbe-arasinda-iskender-pala/&via=&text=İki Darbe Arasında - İskender Pala&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/07/09/iki-darbe-arasinda-iskender-pala/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/07/09/iki-darbe-arasinda-iskender-pala/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milan Kundera &#8211; Varolmanin Dayanilmaz Hafifligi</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/05/27/milan-kundera-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/05/27/milan-kundera-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 20:01:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dram]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Milan Kundera]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1790</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Merhabalar, Simdi size bu kitabi nasil anlatsam diye düsünmekteyim. Kitabi bitireli daha 2 saat ya oldu, ya olmadi. Hala etkisinde oldugunu belirtmem gerekiyor. Hatta o kadar etkisindeyim ki, sanki su anda bu satirlari yazarken kitabin kahramanlarinin ruhlari arkamda durmus, her yazdigimi okuyormus gibi hissediyorum. Belki abarttigimi düsünüyorsunuz, ama eminim böyle bir kitabin ardindan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;">Mustafa Cetinel</span></p>
<p>Merhabalar,<br />
Simdi size bu kitabi nasil anlatsam diye düsünmekteyim. Kitabi bitireli daha 2 saat ya oldu, ya olmadi. Hala etkisinde oldugunu belirtmem gerekiyor. Hatta o kadar etkisindeyim ki, sanki su anda bu satirlari yazarken kitabin kahramanlarinin ruhlari arkamda durmus, her yazdigimi okuyormus gibi hissediyorum. Belki abarttigimi düsünüyorsunuz, ama eminim böyle bir kitabin ardindan bu etkinin olustugunu siz de okursaniz, anlarsiniz.<br />
Zaten bu tip etkileri cogu kitabin arkadasindan yasadigimiz olur diye düsünüyorum. Kitabi bitirirsiniz, ama aklinizda o kahramanlar yasamaya devam ederler. Siz onlarin hayatlarinin devamini aklinizda canlandirirsiniz, hatta biraz daha ileri gitseniz, belki kitaba bir devam yazmaya kalkabilirsiniz.<br />
Yalniz bu kitap digerlerinden biraz farkli, ki bu farki yazimizin ileriki kisimlarinda anlatacagim.<br />
Simdi bu kitabi nasil okumaya karar verdigime gelelim bence. Hikayeye basindan baslayalim kisaca.</p>
<p>Arkadas cevremde kitap sever birisi olarak taninirim. Bunun sebeplerinden birisi, her an elimde kitapla gezmemin yanisira, okudugum ilginc kitaplari arkadaslarimla da paylasmamdir. Yeri geldigimde onlara belki birireli yillar olmus, belki ay bile olmamis kitaplardan bahsederim.<br />
Bu sekilde bir konusma sirasinda, Sirbistanli arkadasim Anna bana yazar Milan Kunderayi bilip bilmedigimi sordu. Bilmedigimi duyunca da oldukca sasirdigini burada belirtmem gerekir. Bu yazar hakkinda konusmaya basladik ardindan. Cekoslovakya dogumlu yazar Kundera&#8217;nin en ünlü eserlerinden birisi olan bu kitabi duyup duymadigini sordu.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/vdh.jpg"><img class="size-medium wp-image-1791    aligncenter" title="vdh" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/vdh-200x300.jpg" alt="" width="200" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Söylemem gerekir ki, Türkiye&#8217;de az cok egitim görmüs birisi bu kitabin ismini kesin duymustur. Yazari duymustur demiyorum, ama bu ismi kesinlikle duymustur&#8230; “Varolmanin Dayanilmaz Hafifligi”&#8230; Ben de o kisilerden farkli degildim. Sadece ismini duydugum bu kitabi kesinlikle okumami tavsiye edince arkadasim, bende telefonuma yazarin ismini not düstüm. Bu olay bundan en az bir yil önce oluyor. Cünkü en son memleketim Sakarya&#8217;ya gittigimde sahaf dükkanindan aldim bu kitabi (memlekete en son gecen yil Eylül sonunda gittigimi burada belirtmem gerekiyor).<br />
Kitabin benim okudugum nüshasi 1982 basimli. Kitabi okurken bunun cok büyük bir önemi olduguna kanaat getirdim. Su siralar cikmis kitaplarin cogunda, belki siz de farketmissinizdir, Ingilizce ve diger Avrupa dillerinden bircok kelime yer aliyor. Daha dogrusu bunlarin Türkcelesmis halleri. Bu zaman diliminin öncesinde ise Türkcemiz icerisinde bir cok Arapca ve Farsca kökenli kelimeler mevcuttu. Bence 1970 – 1990 arasinda yazilmis kitaplar, tam aradaki döneme aittir ve onlarda daha saf bir Türkce buluruz, ki bu nüsha da bunu icermektedir. En sevdigim özelliklerinden birisi oldu bu.<br />
Kitabi o sirada aldim, ama bugüne kadar okumak icin hic firsatim olmadi. Sonunda elime geldi bu kitap ve bir is icin Düsseldorf&#8217;a dogru giderken trende okumaya basladim bu eseri.</p>
<p style="text-align: left;">Sanirim kitabi okumaya nasil karar verdigimi aciklamak icin bu kadar yazi yeterli. Gelelim simdi kitabimiza&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">Kitabimizin cok büyük bir bölümü Cekoslovakya&#8217;da geciyor. Ruslarin isgaline yakin bir zaman diliminde baslayan kitap, Komunizmin en üst düzeyde yasandigi bir dönemde sona eriyor. Birbirleri ile farkli sekillerde iliskiye sahip kisilerin etrafinda var olan hikayemiz, yazarimizin büyük bir hamlesiyle, kendi farkliligini belirtmis olan bir gercekle basliyor. Yazar romandaki kahramanlarinin kafasinda olustugunu, gercek olmadigini daha en basindan belirtiyor, ve bütün kitabi kendi dilinden anlatiyor bize. Bazi felsefi akimlara deginiyor arada, kahramanlarin davranislarini yorumluyor, bazen de elestiriyor onlari. Cesit cesit asklari ve sevgileri anlatmak üzere yazilmis kitapta, ayrica dikkatimi ceken güzel nokta ise, ayni olayin, hem kadin tarafindan, hem erkek tarafindan gözlemlerinin yer almasi kitapta. Her ikisi icin de yorum yapan yazarimiz, sebeplerini, etkilerini hepsinin gözleriyle anlatiyor.</p>
<p style="text-align: left;">Kitabin sonu ise ayri bir damga vuruyor bence okuyucuya. Kahramanlarin neredeyse hepsinin hayatlarinin sonlarini da iceriyor kitap. Iste bu yüzden yazimin basinda neden sadece ruhlarinin varligini hissettigimizi.</p>
<p style="text-align: left;">Kitabin en sevdigim yerlerinden birisiyle, yazarin Platon&#8217;un bir düsüncesini baz alarak kullandigi bir yerle, yazimi bitireyim istiyorum:</p>
<p style="text-align: left;">&#8216;Tanri ayirmadan önce, bütün insanlar hermafroditti. Tanri&#8217;nin bizleri ayirmasiyla kadin ve erkegi olusturduk. Bunun üzerine de ask dogdu. Ask sadece diger yarimiza olan özlemin kendisidir.&#8217;</p>
<p style="text-align: left;">Bunun ardindan sunu eklemeden de olmaz diyorum:</p>
<p style="text-align: left;">&#8216;Hüzün son duraktayiz demekti. Mutluluk, birlikteyiz, demekti. Hüzün bicimdi, mutluluk icerik. Mutluluk hüznün uzamini dolduruyordu.&#8217;</p>
<p style="text-align: left;">Iyi okumalar (mutlaka ama mutlaka okuyun)&#8230;</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/05/27/milan-kundera-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi/&via=&text=Milan Kundera - Varolmanin Dayanilmaz Hafifligi&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/05/27/milan-kundera-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/05/27/milan-kundera-varolmanin-dayanilmaz-hafifligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Geysanin Anilari &#8211; Arthur Golden</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/05/26/bir-geysanin-anilari-arthur-golden/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/05/26/bir-geysanin-anilari-arthur-golden/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 15:24:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Arthurt Golden]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1781</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Yeniden merhaba herkese, Bugün karsiniza yine ilgiyle okudugum, beni cok sasirtan bir kitapla cikiyorum. Arthur Golden tarafindan kaleme alinan gercek bir geysanin hayat hikayesini iceren „Bir Geysanin Anilari“ benim icin ilginc kitaplar arasinda yerini aldi. Biyografi kitaplarini oldum olasi sevmisimdir. Tabii ilginc karakterdeki insanlarin biyografilerini J. Kendim gibi, monoton yasayan bir insaninkini okuyup [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/birgeysanin.jpg"><br />
</a><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>Yeniden merhaba herkese,</p>
<p>Bugün karsiniza yine ilgiyle okudugum, beni cok sasirtan bir kitapla cikiyorum. Arthur Golden tarafindan kaleme alinan gercek bir geysanin hayat hikayesini iceren „Bir Geysanin Anilari“ benim icin ilginc kitaplar arasinda yerini aldi.</p>
<p>Biyografi kitaplarini oldum olasi sevmisimdir. Tabii ilginc karakterdeki insanlarin biyografilerini J. Kendim gibi, monoton yasayan bir insaninkini okuyup ne yapalim, dimi ama J. Neyse, kitabin önsözüne dayanarak söylemem gerekir ki, kitabin gercek hayattan alinti olmasi, isimlerin bile degistirilmemesi (bazi isimler haricindeki neredeyse bütün isimler ayni kalmis önsöze göre), ve bu insanlari etkilememesi icin kitapta gecen herkesin hayatinin sona ermesinden sonra yayinlanma sarti, bu kitabin piyasaya cikmasini geciktirmis. Japon kültürünün zaten bizim icin yabanci ve cok degisik bir kültür olmasi da, bu kitabi oldukca ilginc kilan etkenlerden birisi. Geysa karakterimizin ismini burada verelim: Sayuri.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/birgeysanin.jpg"><img class="size-medium wp-image-1782  aligncenter" title="birgeysanin" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/birgeysanin-213x300.jpg" alt="" width="213" height="300" /></a></p>
<p>Bu kitabi okurken Japon kültürüne ait cok ilginc bilgiler edindigimi söylemem gerekiyor. Ayrica 2. Dünya Savasi’nin öncesinden baslayip, 1960’lara kadar uzanan hayat hikayesi sayesinde, savasin Japonya’ya etkilerini de görmek mümkün. Bunlarin hepsi bir araya gelince de, benim ilgimi cekecek bir kitap ortaya cikmis.</p>
<p>Ama belirtmem gereken bir nokta var ki, Geysa kültürü ne kadar ilginc özelliklere, geleneklere sahip olursa olsun, bir kadinin bedenini kullanmasi üzerine olusan bir kültür oldugu icin, seviyesiz oldugunu söylemem gerekiyor. O yüzden kitabin bazi bölümlerinde bu seylerin yasanmis oldugu gercegi sinirlerimi gerdi, belirtmeliyim.</p>
<p>Onun haricinde ise, kitap gercekten cok güzel bir sekilde yazilmis (birinci agizdan anlatim). Cok büyük bir etki yarattigi da gercek ki, filmi de cekilmis bu kitabin ve bildigim kadariyla hem filmi hem de kitabi ayri ayri ünlü olmayi basardilar.</p>
<p>Kitabin konusunu özetleyecek olursak, Sayuri isim karakterimiz (bu isim Geysa oldugunda kendisine veriliyor, kendisinin gercek adi degil) daha 5-6 yaslarindayken satin alinip bir Geysa evinde egitime basliyor. Egitim süresince evin hizmetcisi de sayilan Sayuri, evin ana gelir kaynagi ve tek calisan Geysa’sinin kendisine düsman olmasi yüzünden cok zor zamanlar geciriyor. Kendisinin hayatinin son dönemlerinde anlatmis oldugu olaylari yazar Arthur Golden kaleme aliyor ve sonucta ortaya güzel bir kitap cikiyor.</p>
<p>Eger Japon kültürüne merakliysaniz, ve yakin tarih de merakinizi cezbediyorsa, mutlaka okuyum derim.</p>
<p>Iyi okumalar,</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/05/26/bir-geysanin-anilari-arthur-golden/&via=&text=Bir Geysanin Anilari - Arthur Golden&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/05/26/bir-geysanin-anilari-arthur-golden/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/05/26/bir-geysanin-anilari-arthur-golden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birakin Yasasinlar &#8211; J. Mario Simmel</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/05/12/birakin-yasasinlar-j-mario-simmel/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/05/12/birakin-yasasinlar-j-mario-simmel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 May 2010 09:49:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[J. Mario Simmel]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=1767</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Yeniden merhaba Arkadaslar, Bugün sizlere severek, soluksuz okudugum bir kitaptan bahsedecegim. Orijinal ismi &#8220;Lass die Blumen Leben&#8221; olan, adi &#8220;Birakin Yasasinlar&#8221; olarak cevrilen kitaptan. Aslinda adini tam cevirdigimizde &#8220;Ciceklerin Yasamasina Izin Verin&#8221; gibi bir anlam cikiyor ortaya. Kitap ikinci dünya savasi sonrasi Avrupa&#8217;sinda geciyor. Kitabin cogu kismi Almanya&#8217;nin Hamburg sehrinde gecse de, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>Yeniden merhaba Arkadaslar,</p>
<p>Bugün sizlere severek, soluksuz okudugum bir kitaptan bahsedecegim. Orijinal ismi &#8220;Lass die Blumen Leben&#8221;  olan, adi &#8220;Birakin Yasasinlar&#8221; olarak cevrilen kitaptan. Aslinda adini tam cevirdigimizde &#8220;Ciceklerin Yasamasina Izin Verin&#8221; gibi bir anlam cikiyor ortaya.</p>
<p>Kitap ikinci dünya savasi sonrasi Avrupa&#8217;sinda geciyor. Kitabin cogu kismi Almanya&#8217;nin Hamburg sehrinde gecse de, bir kismi Fransa&#8217;da, bir kismi Avusturya&#8217;da, bir kismi da Isvec&#8217;te (ya da Isvicre) görülüyor. Yazarin bu yerler hakkinda gözlemleri, sokaklarina varana dek yapabildigi tasfirler, gercekten oralarda zaman gecirdigi hissini veriyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/birakin_yasasinlar.jpg"><img class="size-medium wp-image-1768  aligncenter" title="birakin_yasasinlar" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/05/birakin_yasasinlar-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" /></a></p>
<p>Yazar hakkinda kitabin arkadasinda yazana göre, kitaplari 12 Eylül Türkiye&#8217;si döneminde bir süre yasaklanmis, sonradan tekrar okuyucuya ulasmis. Bu durum ilk dikkatimi ceken sey.</p>
<p>Kitaba gelecek olursak, daha önce de dedigim gibi gercekten olaganüstü bir kitap. Kitaba not vermek zorunda kalsam, 10 üzerinden 9 verirdim (1 puani bazi yerlerde bunaltici olmasindan kesiyorum).</p>
<p>Neyse&#8230; Kitap ünlü ve cok zengin bir avukat olan, bir o kadar da hayatindan nefret eden Charles Duhammel&#8217;in, bir ucak kazasindan mucizevi bir sekilde kurtulmasiyla kendini kapana kisildigi o hayatindan kurtarmak icin, o hayatina son verip, yeni bir hayata sahip olmak icin verdigi mücadeleyle basliyor. Normalde Fransa&#8217;da yasayan bu avukat, yeni hayatinda bazi sebeplerden dolayi (sebepleri direk burada söylemeyecegim), Almanya&#8217;nin Hamburg kentine yerlesmeye karar veriyor. Karar verme kismi bana biraz sacma geldigi icin, 1 puanin kesilmesinde etkili oldu.</p>
<p>Kitabin anlatim tarzi otobiyografi seklinde yazilmis. Avukat Charles Duhammel&#8217;in agzindan okudugumuz kitpa gercekten sürükleyici. Sanki birisini icin yaziyor oldugu hatiralarinin arasina bazi ipuclari da serpistirmiyor degil.</p>
<p>Bunlarin hepsinin yaninda, kacma &#8211; kovalamaca seklinde gecen sahneleri, Almanya&#8217;da o dönemlerde ortaya cikan az ve orta seviyelerdeki irkcilik hareketleri üzerine yorumlari, ve buradaki yabancilarin (genelde Türkler) yasamlari hakkinda icerdigi bilgilerle gercekten etkileyici, bilgilendirici ve sürükleyici bir kitap.</p>
<p>Kitap gercekten sürükleyici ve kesinlikle okumanizi tavsiye ederim.</p>
<p>Simdiden iyi okumalar dilerim,</p>
<p>Selamlar,<br />
Mustafa</p>
<p>&#8212;-<br />
Yazimi, son günlerde buraya yazilariyla katkida bulunan GÖksel arkadasimiz gibi bitireyim:</p>
<p><strong>Kitabin Bomba Kismi </strong>: Avukatin bir cinayetten aklanmak icin kendini savunma bicimi, neden cok ünlü bir avukat oldugunu cok iyi acikliyor bence. Aklima o sekilde bir yöntem kullanmasi hic gelmezdi&#8230;</p>
<p><strong>Sayfa </strong>: 574<br />
<strong>Fiyat </strong>: 15 TL<br />
<strong>Orjinal Adi </strong>: Lass die Blumen Leben<br />
<strong>Not </strong>: 9 / 10</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/05/12/birakin-yasasinlar-j-mario-simmel/&via=&text=Birakin Yasasinlar - J. Mario Simmel&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div><div style="float:left;margin:0px 0px 0px 0px;"><a title="Post on Google Buzz" class="google-buzz-button" href="http://www.google.com/buzz/post" data-button-style="small-count" data-url="http://kitaplog.net/2010/05/12/birakin-yasasinlar-j-mario-simmel/"></a><script type="text/javascript" src="http://www.google.com/buzz/api/button.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/05/12/birakin-yasasinlar-j-mario-simmel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

