Posted by kitaplog
Filiz Kışlacık Geçmiş zamanda okuduğum halde hala en sevdiğim kitap unvanını koruyabilen bir esedir Sicilyalı. “The Godfather” (Baba) ile beni kendisine bağlayan, ardından tüm kitaplarını okumama neden olan yazar, bu tarz romaların duayenidir. Puzo “Karanlık Arena” olan ilk kitabı ile geniş kitlelere yayılamamış daha sonra bütün varlığını ortaya koyarak yazdığı “The Godfather”ile tabiri caizse [...]
Posted by elife
Elife Büyükçolpan “ Görünenle yetinirsen eğer sadece tırtılı bilirsin. Çirkindir ya tırtıl, gönlünü çelmez. Görünenin ötesine geçmek istersen eğer, aradan örtüyü kaldırıp da gönül gözü ile bakarsan, kelebeği bulursun karşında. Güzeldir ya kelebek, gönlün ona akar. Lakin gönül gözünle görürsen eğer kelebeğe değil tırtıla sevdalanırsın”. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen çok başarılı bir iş çıkarmış. [...]
Posted by kitaplog
Filiz KIŞLACIK Merhaba, “Biri bana bu kitabın ne ile ilgili olduğunu sorarsa, ona dünyada ki her şeyle ilgili,diye cevap veririm”. Kapağındaki bu yazı dikkatimi çekti ve alıp okumama neden oldu. Etkilendiğimi söylemem gerek… Aşkı,insan sevgisini, yardımlaşmayı ve saf iyiliği, bununla birlikte macerayı bir arada bulucağınız, film tadında sürükleyici bir roman. Shantaram’da birçok karakterle [...]
Posted by kitaplog
ÖZDEN YAVUZ Uzun zamandır okumayı planladığım bir yazardı Grange. Elimde iki romanı olmasına karşın yeni çıkan kitabını görünce onu alıp okumaya karar verdim. Kitap 3 bölümden oluşuyor. Av, Çocuk ve Halk. İlk bölümü ne olacak, nasıl gelişecek diye merak ederek 2 günde okudum, ancak gidişat maalesef okuma hızımı kaybettirdiğinden kalanını 10 günde bitirdim. [...]
Posted by kitaplog
FİLİZ KIŞLACIK Merhaba, Dün bitirdiğim bu kitabı anlatıp anlatmamak arasında kararsız kaldım aslında. Polisiye roman sever biri olarak arkadaşımın (Elife`nin) ısrarı üzerine yazarın Beyoğlu Rapsodisi adlı kitabını aldım ilk olarak. Açıkçası benim bu tarz kitaplarda ki beklentimi karşılamadı. İkinci bir şans olarak (yalnız Ahmet Ümit ben kitaplarını okumuyorum diye çok üzülüyorda sanki lütufta [...]
Posted by kitaplog
Elife BÜYÜKÇOLPAN İstanbul; rüyaların şehri… Asırlardır süregelen savaşlara, aşklara, depremlere, yangınlara ev sahipliği yapmış, boynunda inci gerdanlığıyla süzelen masum bir gelin gibi iki kıtanın tam arasında. Şimdi İstanbul’a kötü davrananlardan alınan intikamın maktülleri için cinayetlerin arka bahçesi olmuş olanca ihtişamıyla. Kitabı okurken İstanbul’un her köşesini ayrı güzellikle anlatmış Ahmet Ümit, yine müthiş tasvir yeteneğiyle [...]
Posted by kitaplog
FİLİZ KIŞLACIK Bu kitabı boynumun borcu bilerek, duyduk duymadık kalmasın diyerek siz kitap kurtlarına tanıtmayı kendime görev edindim. Dilimizin döndüğünce,gücümüzün yettiğince,yazarında affına sığınarak anlatmaya başlıyalım bakalım. Efendim “ulema,cühela ve ehli dubara; ehli namus,ehli işaret ve erbah-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl,Isa Mesih`ten 1681 ve hicretten [...]
Posted by goksel
Göksel ÖZBEK Adından da, kapağındaki yorumlardan da anlaşılacağı üzere yine bir “Da Vinci Şifresi” benzeri bir kitap. “Da Vinci Şifresi”nin bu kadar tutması, yazarların hayal güçlerini duygusal sebeplerle sürekli Vatikan’ın sakladığı sırları keşfetmeye çalışan profesör temalarına odaklandırmışa benziyor. Daha birinci sayfadan Robert Langdon’un ikizi, Thomas Lourds ile hikâyeye başlıyoruz. Benim gerçek hayatta hiç dilbilimci tanıdığım [...]
Posted by kitaplog
Rahim ÇETİNEL William De Worde aslında basit bir soylu genci. Okumaktan başka sevdiği birşey olmayan, kendi halinde Ankh-Morpork’da yaşamaya çalışan ve klasik bir soylu ailesi tipindeki ailesinden uzak durmaya çalışan birisi. Bütün bunlar kendisinin Ankh-Morpork’un ve Discworld’ün ilk gazetesini çıkarmasına engel değil ama. Tabi herşey Patrician Lord Vetinari’nin kendi yardımcısını öldürmeye çalışması yüzünden ortaya çıkıyor. [...]
Posted by kitaplog
Rahim ÇETİNEL Discworld dünyasının ve bence edebiyat dünyasının en ilginç karakterlerinden biri olan Sam Vimes, ki kendisi sadece bir yüzbaşı olarak başlamıştı ilk Discworld kitabında, bu kez Ankh-Morpork’un büyükelçisi ve temsilcisi olarak Igor’ların, vampirlerin ve kurtadamların dwarflarla birarada yaşadığı Überwald’a gönderiliyor. Gittiği yerde sorun çıkarmadan duramayan, sadece ve sadece kanunları (ama kendi yorumunu katarak) takip [...]