<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitaplog.net &#187; Macera</title>
	<atom:link href="http://kitaplog.net/category/turler/macera/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kitaplog.net</link>
	<description>Sakın kitap okumayın!!! Zehirlidir!.. Isırır!...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 08:31:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Géza Gárdonyi &#8211; Anlaşılmayan İnsan (A láthatatlan ember / The Invisible Man / Slave of the Huns)</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 06:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Géza Gárdonyi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2293</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; &#160; Yine sevgili hediyesi olan M.E.B. Klasiklerinden bir keşif. Kitap sonrasında Yurt Kitap Yayınlarından &#8220;Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa&#8221; ve Elips Kitaptan da &#8220;Tanrının KıIıcı Attila&#8221; adlarıyla yeniden çıktı. Tanrının Kılıcı Attila&#8217;yı henüz inceleme şansım olmasa da, Hunların Arasında Kölelikten Kahramlığa&#8217;yı aldım, okudum ve beğendim ama yine de ben Anlaşılmayan İnsan derim. &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><br />
</strong>Yine sevgili hediyesi olan M.E.B. Klasiklerinden bir keşif. Kitap sonrasında Yurt Kitap Yayınlarından &#8220;Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa&#8221; ve Elips Kitaptan da &#8220;Tanrının KıIıcı Attila&#8221; adlarıyla yeniden çıktı. Tanrının Kılıcı Attila&#8217;yı henüz inceleme şansım olmasa da, Hunların Arasında Kölelikten Kahramlığa&#8217;yı aldım, okudum ve beğendim ama yine de ben Anlaşılmayan İnsan derim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/04/gezagardonyi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2294" title="gezagardonyi" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/04/gezagardonyi.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Zeta Hunların arasında bir Bizanslı köle. Kitapta Attila&#8217;yla ilgili kısımlarda var ama esas konu Zeta ve Zeta&#8217;nın umarsızca sevdiği bir Hun beyinin kızı olan Emöke. Bizans, savaşlar, Attila, Hunlar, köleler ve &#8220;sevdiğim başka sevenim başka&#8221; tarzında birkaç çeşit aşk. Güzel kitap, &#8220;İyi ki okumuşum.&#8221; dediklerimden.</p>
<p>&nbsp;<br />
Bu kitabı okuduktan sonra Hun İmparatoru Attila&#8217;yı da merak ettim. Okunacak olan kitaplar arasında onun hayatıyla ilgili kitaplar da var, bakalım bakalım.</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/&via=&text=Géza Gárdonyi - Anlaşılmayan İnsan (A láthatatlan ember / The Invisible Man / Slave of the Huns)&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>S. J. Watson &#8211; Uyuyana Kadar</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 08:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[S. J. Watson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2288</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; &#160; İki ay önce falan kitapçıda dolanırken aldım bu kitabı. Son zamanlarda ne aradığımı bile bilmiyorken aradığım kitabı buldum. Korku, polisiye ve gerilim türleri arasında ince çizgiler vardır. Bu gerçekten bir gerilim kitabı. Kitaptaki konuyla benzer konularda çok fazla film izlemişimdir. Hatta bu tarz filmlerden artık midemin bulandığını bile söyleyebilirim ama ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İki ay önce falan kitapçıda dolanırken aldım bu kitabı. Son zamanlarda ne aradığımı bile bilmiyorken aradığım kitabı buldum. Korku, polisiye ve gerilim türleri arasında ince çizgiler vardır. Bu gerçekten bir gerilim kitabı. Kitaptaki konuyla benzer konularda çok fazla film izlemişimdir. Hatta bu tarz filmlerden artık midemin bulandığını bile söyleyebilirim ama ilk kez bu tarz bir kitap okudum. Filmlerde bu konuyu kullanmak daha kolay olabilir ama kitapta bu işi uygulamak oldukça zor bir iş olsa gerek. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, oldukça başarılı. Bu bestseller olayını sevmesem de, yazarın hakkını vermek istedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/uyuyana_kadar1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2289" title="uyuyana_kadar1" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/uyuyana_kadar1.jpg" alt="" width="600" height="440" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;<br />
Christine Lucas geçirdiği bir kazadan sonra amnezi hastalığına yakalanır. Her sabah uyandığında güne kendini ve hayatını unutarak merhaba der. Geçmişini hatırlamadığı gibi, bu geçmişin üzerine yeni yaşanmışlıklar da ekleyemez. Gün boyunca ne öğrendiyse o gün onunla yaşar ve ertesi güne kadar yine her şey sıfırlanır. Geçmiş yok, gelecek yok, sadece bugün var. Gün içine sürekli tüm geçmişini sığdırmaya çalışan bir kadın. Aynı yatağı paylaştığı halde kocası Ben&#8217;i bile tanımaz. Ben her gün karısına geçmişle ilgili şeyleri anlatmaya çalışır ama sakladığı bazı şeyler de vardır. Doktor Nash kocasından gizli olarak Christine&#8217;e yardım etmeye çalışır ve ona tekrar hatırlayabilmesi için bir günlük tutmasını önerir. Bu günlük sayesinde kendiliğinden de bir şeyler hatırladığı olur, bunları da günlüğüne ekler. Christine yavaş yavaş geçmişini ve herkesin kaza dediği olayı günlüğünün de yardımıyla hatırlamaya başlar.</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/&via=&text=S. J. Watson - Uyuyana Kadar&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Simon Vestdijk &#8211; Çalgılı Bahçe</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2012 18:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Vestdijk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2278</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; Her şeyden önce Versus Kitap Yayınları&#8217;na bu harikulade klasiği Türkçeye kazandırdıkları için sonsuz kere teşekkür ederim. Böyle güzel kitaplarla ilgili bir şeyler yazamıyorum. Hamurunun müzikle, operayla yoğurulduğu bir güzel kitap işte. Kitabı okurken, hikayenin içine dahil olup izliyorsunuz da. Görsel bir kitap olur mu hiç? Olurmuş! Nol ve Trix arasında adını koyamadığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<div>
<div id=":13e">Her şeyden önce Versus Kitap Yayınları&#8217;na bu harikulade klasiği Türkçeye kazandırdıkları için sonsuz kere teşekkür ederim. Böyle güzel kitaplarla ilgili bir şeyler yazamıyorum. Hamurunun müzikle, operayla yoğurulduğu bir güzel kitap işte. Kitabı okurken, hikayenin içine dahil olup izliyorsunuz da. Görsel bir kitap olur mu hiç? Olurmuş! Nol ve Trix arasında adını koyamadığım duygular var; çocukluk, ilk aşk, mecburiyet, saflık, kaçış, sevgi, müzik, masumiyet. Kitabın sonu içimi cidden bir tuhaf etti. &#8220;Bu gece yanımda kal.&#8221; o kadar güzel, saf bir istekti ki. Geceden gündüze kadar her şey değişebilir.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/calgilibahce.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2279" title="calgilibahce" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/calgilibahce.jpg" alt="" width="270" height="422" /></a></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div>Hollandalı bir yazardan beni böylesine etkileyen bir kitap hiç beklemezdim doğrusu. Bu kitaplar boşuna klasik olmuyor işte.</div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Simon Vestdijk&#8217;in daha kaç kitabı vardır, nedir, ne değildir, varsa diğer kitapları da bu kadar güzel midir? Bu soruların cevapları bende yok; lakin Versus Kitap Yayınları bu güzel klasik çevirilerine devam etsin, içlerinden o kadar güzel şeyler çıkıyor ki. Bunların hepsinin bir tesadüf olmadığını biliyorum, ince bir seçim söz konusu.</div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Kitabın çevirmeni Gülseren Özlen&#8217;e de ayrı bir teşekkür. O güzel dilini daha başka kitaplarda da görmek istiyorum.</div>
<div></div>
<div></div>
</div>
<div></div>
</div>
<div></div>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/&via=&text=Simon Vestdijk - Çalgılı Bahçe&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Joe Hill &#8211; Kadife Kutudaki Hayalet</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 21:34:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Hill]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2274</guid>
		<description><![CDATA[Derya DENIZ Yine bir sevgili hediyesi kitap ve ben. Kitabı okumadan önce: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğluymuş ve bir kitap yazmış. Bakalım bakalım, acaba ne kadar babasından etkilenmiş? Kitabı okuduktan sonra: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğlundan ziyade bir yazarmış. Yani yazarı babasının adı referans olmadan da anabilirmişim. &#160; Öyle ahım şahım, aman aman bir kitap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya DENIZ</strong></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p>Yine bir sevgili hediyesi kitap ve ben.</p>
<p>Kitabı okumadan önce: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğluymuş ve bir kitap yazmış. Bakalım bakalım, acaba ne kadar babasından etkilenmiş?</p>
<p>Kitabı okuduktan sonra: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğlundan ziyade bir yazarmış. Yani yazarı babasının adı referans olmadan da anabilirmişim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg"><br />
<img title="kutudaki hayalet" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg" alt="" width="270" height="440" /></a></p>
<p>Öyle ahım şahım, aman aman bir kitap değil; lakin orijinal bir konu, okuması kolay, kafa dağıtıyor falan. Her şeyden önce bunun yazarın ilk romanı olduğunun altını ısrar ve inatla çizmek isterim.</p>
<p>Eski bir death metal grup üyesi olan Judas Coyne ilginç bir koleksiyona sahiptir. Bu garip koleksiyonu için internetten açık artırmayla bir hayalet satın alır. Kargoyla gelen siyah kalp şeklindeki kadife kutunun içinden ölü birine ait olan siyah bir takım elbise çıkar. Bu takım elbisenin sahibi yaşlı adam bir anda eski müzisyenin hayatına dahil olur. Coyne ve sevgilisi hayaletten kurtulmanın yollarını ararken, hayalete dair de ilginç şeyler öğrenirler. Hayalet durduk yere eski müzisyenin başına musallat olmaz, vardır elbet bir nedeni.<a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg"><br />
</a></p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/&via=&text=Joe Hill - Kadife Kutudaki Hayalet&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aleksis Kivi &#8211; Yedi Kardeşler</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/12/aleksis-kivi-yedi-kardesler/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/12/aleksis-kivi-yedi-kardesler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Mar 2012 13:42:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aleksis Kivi]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2216</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; &#160; M.E.B. Klasiklerini toplamaya başladığımda sevgilim bu koleksiyona benden daha çok katkıda bulundu. İşte bu kitap da onun katkılarından biri. Başlangıçta sadece okunmayı bekleyen bir kitaptı. İskandinav Ülkelerine karşı derin sevgimden dolayı kitabı okumaya karar verdim, okudum ve bitirdim. İlk Fince roman olarak kabul edilen kitap, vakti zamanında dilimize Lale &#38; Muammer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>M.E.B. Klasiklerini toplamaya başladığımda sevgilim bu koleksiyona benden daha çok katkıda bulundu. İşte bu kitap da onun katkılarından biri. Başlangıçta sadece okunmayı bekleyen bir kitaptı. İskandinav Ülkelerine karşı derin sevgimden dolayı kitabı okumaya karar verdim, okudum ve bitirdim. İlk Fince roman olarak kabul edilen kitap, vakti zamanında dilimize Lale &amp; Muammer Obuz tarafından harikulade bir şekilde çevrilmiş. Kitabın yeni baskısı yok; lakin sahaflardan kolaylıkla tedarik edilebilir. Kitap hakkında hiçbir fikrim olmadan okudum ve çok beğendim. Kendi keşfim olduğundan mı nedir, bilmiyorum ama, bildiğim şu ki; bu kitabı fazlasıyla sahipleniyor olmam.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ffffff;">.</span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2217 aligncenter" title="aleksis kivi" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/aleksis-kivi.jpg" alt="" width="200" height="244" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;<br />
Kitap yedi erkek kardeşin hikayesini konu alıyor. Kardeşlerin hepsi de birbirinden haylaz ve sevimli, başlarına her türlü derdi alıyor, bir türlü uslanmıyorlar; ama ne yaparlarsa yapsınlar, kızamıyorsunuz onlara. Kardeşler arasındaki diyaloglar, doğayla yaşam, tarım, uçsuz bucaksız ormanlar, doğa, yaşam mücadelesi, sevgi, aşk, içgüdüler, mitler, değişim&#8230; Kitapta var olan güzellikler saymakla bitmez. Knut Hamsun&#8217;un &#8220;Dünya Nimeti&#8221; ni beğenenler bu kitabı da beğenirler diye düşünüyorum, ne de olsa aynı toprakların insanları.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2218" title="yedi kardesler" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/yedi-kardesler.jpg" alt="" width="288" height="384" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>not: </strong>Kitaplog&#8217;un yeni Konuk Okur&#8217;una hos geldiniz diyor ve yazisi icin tesekkur ediyorum.</em></p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2012/03/12/aleksis-kivi-yedi-kardesler/&via=&text=Aleksis Kivi - Yedi Kardeşler&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/12/aleksis-kivi-yedi-kardesler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontratak / Şener Çelik Berkman</title>
		<link>http://kitaplog.net/2011/05/06/kontratak-sener-celik-berkman/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2011/05/06/kontratak-sener-celik-berkman/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 May 2011 14:10:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goksel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göksel Özbek]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Şener Çelik Berkman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2153</guid>
		<description><![CDATA[Göksel ÖZBEK Amerikan tarzı hareketli sahnelerin arasına Türk tarzı siyasetin ve futbol terimlerinin yedirildiği ilginç bir roman. Kitabın kapağının çizgi roman tarzında olmasından ve kitabı fuardan &#8220;3 kitap 10 TL&#8221; kampanyasından almış olmamdan dolayı beklentimi yüksek tutmamıştım ama yazarın önsözdeki “satın almaya değer görüp okumaya zaman ayıracağınız için teşekkür ederim” sözüne cevaben, aldığım fiyatın üstüne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Göksel ÖZBEK</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/05/Kapak-Kontratak-April1.jpg"><img class="size-medium wp-image-2162 alignnone" title="Kapak-Kontratak-April" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/05/Kapak-Kontratak-April1-196x300.jpg" alt="" width="196" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Amerikan tarzı hareketli sahnelerin arasına Türk tarzı siyasetin ve futbol terimlerinin yedirildiği ilginç bir roman. Kitabın kapağının çizgi roman tarzında olmasından ve kitabı<a href="http://kitaplog.net/2010/11/07/29-istanbul-kitap-fuari/"> fuardan</a><em><a href="http://kitaplog.net/2010/11/07/29-istanbul-kitap-fuari/"> </a>&#8220;3 kitap 10 TL&#8221; </em>kampanyasından almış olmamdan dolayı beklentimi yüksek tutmamıştım ama yazarın önsözdeki “satın almaya değer görüp okumaya zaman ayıracağınız için teşekkür ederim” sözüne cevaben, aldığım fiyatın üstüne de satın alınmaya değer görülecek bir kitap olduğunu belirtebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap, hiç lafı uzatmadan doğrudan <strong>Kuzey Irak</strong>’taki bir çatışma ile başlıyor ve tempoyu düşürmeden aynen devam ediyor. Genelde insan okurken tasvirlerin, durumların anlatıldığı kısımları bitirip bir an önce hareketli sahnelere geçmek ister ama bu kitapta sürekli üst seviyede süren tempo da bazen okuyucuyu yoruyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuyu özetlersek; uluslar arası bir konseyin toplantısına çağrılan<strong> Yavuz Sipahi </strong>isimli memleket sevdalısı gazetecimiz, toplantıyı gizlice kaydediyor ve evine postalıyor. Kayda erişmek isteyen güçler <strong>Yavuz Sipahi</strong>’yi öldürdükten sonra; oğlu<strong> Kemal Sipahi</strong>, üç dostunu da yanına alarak ünlü bir programın arasında korsan şekilde kaydı yayımlamaya çalışıyor. Elbette bu yayına kanalın güvenlik güçleri, özel tim ve uluslar arası konseyin adamları engel olmaya çalışıyor. <strong>Kemal Sipahi</strong>’nin üç dostundan biri terör çatışmalarına katılmış, eli iyi silah tutan<strong> Zara </strong>isimli bir kızımız ve kaydın konusu da Güneydoğuda kurulmak istenen Kürdistan olunca, malum konulara bolca değiniliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın iki özelliği çok hoşuma gitti. Baskın yapılan TV katının planının çizilerek okuyucuya sunulması ve kitap boyunca bahsedilen kaydın CDsinin arka kapakta bulunması. Bu tür materyaller kitabı kâğıt üzerine basılmış kelimelerin ötesine taşıyıp, kurguyu aklımızda daha kanlı-canlı bir şekilde canlandırmamızı sağlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, kitapta çok sayıda mantık hatası var. İlk olarak, her dersi İngilizce verilen Boğaziçi Üniversitesinde Amerikalı bir öğretim üyesinin Türkçe ders anlatması, o okuldan biri olarak hemen gözüme battı. Bunun dışında, bu kadar güçlü bir uluslar arası konseyin, 24 dakikalık kayıt sırasında, toplantı salonundan yapılan bu gizli kamera çekimini kimin yaptığını bulamaması ve bulduktan sonra ancak o adam ülkesine döndükten sonra önlem almaya çalışması bana çok zorlama geldi. Filistinli cihat savaşçılarının niye müslüman olmayan bir lejyonerin komutuna riayet ettiklerini de anlamadım. Kitabın sonuna doğru da <strong>Zara</strong> polisler çatıya çıkmasın diye 1.kat merdiven girişine ısı sensörlü bomba koydu ve çatıya çıkıp çatıyla yangın merdivenin bağlantısını kopardı. Kitapta, burada polisler çatıya bir türlü çıkamadı ama bu durumda polisler yangın merdiveni ile 2.kata çıkıp oradan normal merdivenle çatıya çıkabilirlerdi. Mantığıma uymayan bu hata açıkçası o anda beni kitabın sürükleyiciliğinden kopardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Gençlerin bu kadar uğraşıp TV binasını basacaklarına, kaydı internete neden vermedikleri, her ne kadar kitap içerisinde beklenen etkiyi yaratmayacağı için tercih edilmediği anlatılsa, kafama takılmıştı. Kitabı bitirdikten sonra gerçeğe benzeyen, Amerikan aksanlı önemli birinin gizli kameraya çekilmiş havasında oluşan CDdeki videonun<a href="http://www.youtube.com/watch?v=cXFj2MbwSyU"> youtube </a>sitesine konduğunu gördüm. İzlenen videonun etki yapmasını bırakın, kimse altına bu komplo teorisi de nedir, bu adam kimdir diye yorum bile yazmamış. O kaydı izleyenlerin %90ından fazlasının kitaptan haberi olmadığını kabul edersek, bu konuda yazara hak verdim.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak, bu kitap filme çekilse fena bir şey ortaya çıkmaz ama roman olarak fazla yüzeysel durmuş. Öte yandan bundan daha basit romanlar yazıp, pohpohlanan yabancı yazarların yanında, farklı ve yaratıcı yöntemler kullanarak hoş okunur, modern bir popüler kültür eseri oluşturan <strong>Şener Çelik Berkman</strong>’ın emeği elbette ki alkışı fazlasıyla hak etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kitabın bomba kısmı:</strong> &#8220;Hiçbir mücadelede kafanı rakiplerinin gücüne takmayacaksın, oğlum. Sadece kendi atağınızı planlayın ve hücum edin!”<br />
<strong>Etiket fiyatı:</strong> 22 TL<br />
<strong>Toplam sayfa:</strong> 400<br />
<strong>Not:</strong> 6/10</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2011/05/06/kontratak-sener-celik-berkman/&via=&text=Kontratak / Şener Çelik Berkman &related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2011/05/06/kontratak-sener-celik-berkman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Brandon Sanderson &#8211; Mistborn serisi</title>
		<link>http://kitaplog.net/2011/01/28/brandon-sanderson-mistborn-serisi/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2011/01/28/brandon-sanderson-mistborn-serisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 16:11:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Brandon Sanderson]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Epik(Kahramanlık)]]></category>
		<category><![CDATA[Fantastik Kurgu]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim Cetinel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2126</guid>
		<description><![CDATA[Rahim ÇETİNEL   Brandon Sanderson ismini Robert Jordan&#8216;ın  The Wheel of Time (Zaman Çarkı) kitaplarının devamını yazması için seçildiğinde duydum. Robert Jordan ölmeden önce bitirmeye çalıştığı fakat başaramadığı serinin son kitabını yazması için bizzat kendisi seçmiş Sanderson&#8217;ı. Durum böyle olunca kendisi baştan benim gözümde ekstra puanla başladı desem yeridir. Sonrasında serinin 12&#8242;inci kitabını (daha sonra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn1.jpg"></a></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Rahim ÇETİNEL</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;"> </span></strong></p>
<p>Brandon Sanderson ismini <a href="http://kitaplog.net/category/yazarlar/robert-jordan/" target="_blank">Robert Jordan</a>&#8216;ın  The Wheel of Time (Zaman Çarkı) kitaplarının devamını yazması için seçildiğinde duydum. Robert Jordan ölmeden önce bitirmeye çalıştığı fakat başaramadığı serinin son kitabını yazması için bizzat kendisi seçmiş Sanderson&#8217;ı. Durum böyle olunca kendisi baştan benim gözümde ekstra puanla başladı desem yeridir.</p>
<p>Sonrasında serinin 12&#8242;inci kitabını (daha sonra kitabın 3 kitap olarak çıkarılacağı ortaya çıktı) okurken en başında Sanderson&#8217;ın Robert Jordan hakkında yazdıklarını dinleme şansım oldu (serinin 12 ve 13&#8242;üncü kitaplarını dinledim). Oldukça samimi birşekilde yazılmış olan ithaf Sanderson&#8217;a olan saygımı daha da arttırdı. Durum böyle bir hal alınca Sanderson&#8217;ın bir yazar olarak okuma listeme girmemesi gibi bir durum olamazdı elbette. İlk olarak Mistborn serisini dinledim (okudum da demek isterdim ama kitapların siparişle gelmesi zaman alacaktı). Bu yazı da Sanderson&#8217;ın kitaplog&#8217;a ilk olarak konuk olacağı Mistborn (Sistendoğanlar olarak çevirebiliriz) üçlemesini anlatıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn3.jpg"><img title="mistborn4" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn4.jpg" alt="" width="252" height="407" /></a></p>
<p>Ortalıkta olan fantastik kurgu romanların oldukça dışında, kendine çok özgün bir dünya yaratmayı başarmış bu kitapta yazar. Açıkçası bu roman serisi, çok uzun süredir okuduğum en karanlık ve umutsuz dünyalardan birini içeriyor. Umutsuz derken, elbette romanlarda tamamen umutsuz bir dünyadan bahsetmediğini de eklemek isterim. Gene de yazarın yarattığı dünya tamamen kendine özgü ve ilgi çekici, tamamen orijinal bir dünya.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn2.jpg"></a></p>
<p>Seri, Lord Ruler (Yönetici Lord) olarak adlandırılan bir imparatorun baskı ve zalimlikle yönettiği bir dünyada bir grup maceraperest soyguncu ve dolandırıcının Kelsier adında bir Mistborn yönetiminde Lord Ruler&#8217;ı devirmek için bir araya gelmelerini anlatıyor. Daha fazla detay vermeden önce Mistborn dünyasını anlatmak gerek önce.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="mistborn3" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn3.jpg" alt="" width="221" height="336" /></p>
<p>Mistborn dünyasında en kalabalık ve en çok ezilen grup Skaa adı verilen, karın tokluğuna çalıştırılan, sürekli eziyet edilen ve öldürülen, her daim baskı altında olan ve hiçbir değerleri olmayan insanlardan oluşuyor. Skaa&#8217;lar dışında bir de asiller var, Skaa&#8217;ları yöneten, onlar hakkında her türlü tasarruf yetkisine sahip başka bir grup insan. Bunun dışında üremeleri baskıcı bir şekilde direk Lord Ruler tarafından kontrol edilen Terris insanları da bir başka insan grubu. Sayıca daha az olan bu grubun erkekleri doğdukları zaman iğdiş ediliyor, kadınları ise hamilelik programlarında belli erkeklerle çiftleştirilip çocukları da kurallar ve kontrol dahilinde yetiştiriliyor. Terris insanlarının en önemli özellikleri çok iyi hizmetçi olmaları. Zaten bu alanda yetiştiriliyorlar sadece. Bunun dışındaki alanlarda görev almaları imkansız.<br />
Bunun dışında haklarında çok az bilgi olan, aşırı savaşçı ve akılsız, görünüş olarak insana çok az benzeyen Koloss&#8217;lar ve istedikleri bedeni taklit edebilen, çok iyi birer ajan olan Kandra&#8217;lar da Final Empire&#8217;da yaşayan diğer gruplar.</p>
<p>Kitabın geçtiği dünyada tek bir ülke, tek bir imparatorluk var ve bu imparatorluk &#8220;En Son İmparatorluk (The Final Empire)&#8221; olarak adlandırılıyor. Bu ülke geceleri hiçbirşeyin görülmesine izin vermeyen bir sisle kaplanıyor. Sis görüşü neredeyse sıfıra indirirken, siste dışarı çıkmanın ölüm getirdiğine inanılıyor. Özellikle Skaa toplumu için sisten korkmak yemek içmek kadar doğal ve genlerine işlemiş bir durum. Lord Ruler&#8217;ın Final Empire&#8217;ı bin yıldır yönettiği ve öldürülemez olduğu bilgisini de eklemek gerekir burada. İşte bu karışık ve karanlık dünyada, baskıcı ve herşeyde sonuna kadar kontrolü olan bir Tanrı-Yönetici&#8217;yi yıkmak için yola çıkıyor Kelsier ve arkadaşları.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="mistborn2" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn2.jpg" alt="" width="338" height="513" /> </p>
<p> </p>
<p>Burada bir de, Mistborn ve Misting&#8217;lerden bahsetmek gerekir. Mistborn dünyasında bildiğimiz veya alışageldiğimiz anlamda büyü yok. Onun yerine değişik metalleri içen ve bu metaller vücutlarındayken onları yakarak kullanan Misting ve Mistborn&#8217;lar var. Toplamda 16 farklı metalin yakılabildiği bu ortamda, bu 16 metalden sadece bir tanesi yakabilenlere Misting deniyor. Bütün metalleri yakabilenlere de Mistborn deniyor. Geniş anlamda ise &#8220;Allomancer&#8221; olarak gruplandırılıyorlar. İngilizce&#8217;de alaşım anlamına gelen &#8220;alloy&#8221; kelimesinden türetilmiş &#8220;Allomancer&#8221; ve Türkçe&#8217;de bir karşılığı yok. Romanlar çevrildiğinde ne deneceğini birlikte göreceğiz elbette.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn5.jpg"><img class="size-full wp-image-2131 aligncenter" title="mistborn5" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn5.jpg" alt="" width="667" height="431" /></a></p>
<p> </p>
<p>Yakılabilen metallerden bazı örnekler şöyle:</p>
<p><strong>Çelik (Steel):</strong> Metal objeleri itmeye yarıyor. Bununla örneğin bir Mistborn yere attığı küçük bir demir parayı iterek uçuyormuş izlenimi verebilir.</p>
<p><strong>Demir (Iron):</strong> Metal objeleri çekmeye yarıyor. Aynı şekilde çatıda sabit bir demiri çekerek gene bir uçma efekti yaratmak mümkün. Çelik ve Demir ikilisinin romanda pek çok kullanımına rastlıyoruz zaten.</p>
<p><strong>Teneke (Tin):</strong> Beş duyuyu hassaslaştırıyor. Çok daha iyi görmeyi, işitmeyi, dokunmayı&#8230; sağlıyor. Sadece Kalay kullanabilen Misting&#8217;lere Tenekegöz-göz (Tin-eye) deniyor.</p>
<p><strong>Pewter (Kalay):</strong> Fiziksel gücü oldukça yüksek bir şekilde arttırıyor. Buna hız, çeviklik, vücudun darbelere çok daha fazla dayanması, yorgunluk hissedilmemesi gibi şeyler de dahil. Aynı zamanda yaralandıktan sonra Kalay yakan Misting ve Mistborn&#8217;lar çok daha çabuk iyileşiyorlar.</p>
<p><strong>Çinko (Zinc):</strong> Başkalarının duygularını arttırıp güçlendirmeye yarayan bir metal. Örneğin korku duyan birisine bu metalle müdahale edilip cesareti güçlendirilince kişi korkudan çok cesaretini hissetmeye başlıyor.</p>
<p><strong>Pirinç (Brass):</strong> Başkalarının duygularını yatıştıran bir metal. Çinkonun tersine çalışmasına rağmen aynı etkiyi sağlaması mümkün. Örneğin korku, cesaret gibi hisleri bir arada hisseden birisinin cesaret dışındaki bütün duygularını yatıştırınca ön planda gene cesaret kalıyor.</p>
<p><strong>Bakır (Copper):</strong> Misting&#8217;leri arayıcı olarak biliniyor bu metali yakanların. Bu metal yakıldığında yaydıkları titreşimlerden diğer Allomancer&#8217;ları farketmeye başlıyor yakan kişi.</p>
<p><strong>Bronz (Bronze):</strong> Bu metal de saklayıcı olarak bilinen Misting&#8217;lerin yaktığı metal. İki etkisi var, birincisi yakıldığında Allomancer&#8217;ın çevresinde kendisinin ve diğer Misting veya Mistborn&#8217;ların yaktığı metallerin titreşimlerini saklıyor; ikincisi de kullanıcısını duygusal etkilere karşı (Çinko ve Pirinç) tamamen koruyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" title="mistborn1" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2011/01/mistborn1.jpg" alt="" width="315" height="473" /></p>
<p> </p>
<p>Lord Ruler&#8217;ı yıkmak isteyen grubun lideri Kelsier bir Mistborn. Gruptaki diğer elemanlar da sırayla, bir başka Mistborn Vin, Sakinleştirici Breeze, Kalay yakan ve paralı bir asker olan Ham, bir Teneke-göz olan kimsenin anlamadığı bir aksanda konuşan Spook, saklayıcı olan Clubs, herhangi bir metali yakma özelliği olmamasına rağmen çok düzenli ve pratik olduğu için grubun vazgeçilmezi Dox. İşte bu grup, Kelsier&#8217;ın peşinde herkes tarafından imkansız kabul edilen bir görevi gerçekleştirmek için yola çıkıyorlar.</p>
<p>Kitapların bundan sonrasında olanlar gerçekten harika kurgulanıp, en sonunda şaşırtıcı bir güzellikle toparlanmış. Kitaplarda gerçekler ortaya çıktıkça, saklı veya bilinmeyenler gözler önüne serildikçe içimden helal olsun dedim bir kaç kez. Gerçekten de, şaşırtan, merak ettiren, heyecanla kendini takip ettiren ve çok orijinal bir kitap ortaya çıkarmış Brandon Sanderson.</p>
<p>Okumanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p>.</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2011/01/28/brandon-sanderson-mistborn-serisi/&via=&text=Brandon Sanderson - Mistborn serisi&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2011/01/28/brandon-sanderson-mistborn-serisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lorenzo Carcaterra &#8211; Gangster</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/12/22/lorenzo-carcaterra-gangster/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/12/22/lorenzo-carcaterra-gangster/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Dec 2010 14:47:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Filiz Kışlacık]]></category>
		<category><![CDATA[Lorenzo Carcaterra]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2104</guid>
		<description><![CDATA[  Filiz KIŞLACIK Merhaba,   Çok sevdiğim bu romanı siz kitap kurtlarına tanıtmak istedim. Yıllar önce okuduğum bir roman aslında ama konusu ve anlatımı bakımından ben de etkisini hala sürdürmekte. Lorenza Carcaterra&#8217;nın &#8220;Kardeş Gibiydiler&#8221; (Sleepers) adlı romanı bilindiği üzere sinemaya uyarlanmış ve büyük bir başarı elde etmişti. Yazarın uslubu ve yazmaktaki ustalığı kadar, seçilen konular [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"> </p>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">Filiz KIŞLACIK</span></strong></p>
<p style="text-align: left;">Merhaba,<br />
 <br />
Çok sevdiğim bu romanı siz kitap kurtlarına tanıtmak istedim. Yıllar önce okuduğum bir roman aslında ama konusu ve anlatımı bakımından ben de etkisini hala sürdürmekte. Lorenza Carcaterra&#8217;nın &#8220;Kardeş Gibiydiler&#8221; (Sleepers) adlı romanı bilindiği üzere sinemaya uyarlanmış ve büyük bir başarı elde etmişti. Yazarın uslubu ve yazmaktaki ustalığı kadar, seçilen konular bakımından da her iki roman çok etkileyeci. Ama benim gönlümde Gangster&#8217;in yeri her zaman başka <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p style="text-align: left;">
 <br />
20.yy başlarında acımasız mafya kurallarının işlediği İtalya. Yaşadıkları trajiden kurtulmak için New York&#8217;a kaçmaya hazırlanan bir aile. Sırlarıyla beraber çıktıkları bu zorlu yolda dünyaya gelirAngelo Vestieri. Annesi doğum sırasında ölür ve hiç tanımadığı bir ülkede babasıyla bir başına kalır. Yoksulluk ve çaresizlik içindedirler. Korkunç sırrın gölgesinde büyüyen Angelo geçmişinden ve babasından kurtulmak üzere New York çetelerine girer. İlk başta korktuğu bu camiada, zamanla duruma hakim olmanın verdiği güçle çete şefliğine kadar yükselir. O, bu suç dolu dünyanın lideridir artık. Bu mücadele dolu hayatında bir gün küçük Gabe ile tanışır. Himayesine aldığı bu çocuğa sevgisini verir ve bildiği herşeyi öğretir. Şimdi Gabe için karar zamanıdır. Çok sevdiği Angelo&#8217;nun suç dolu hayatının varisi mi olacak yoksa bu dünyanın dışında kalmayı mı tercih edecektir?</p>
<p> </p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/12/gangster.jpg"><img title="gangster" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/12/gangster.jpg" alt="" width="303" height="500" /></a></p>
<p> <br />
İtalya&#8217;dan, nefret ettiği mafyadan kaçmak isterken ödediği bedeller düşününce, oğlunun mafya lideri olması kaderin garip bir cilvesi olsa gerek. Ne kadar kaçmak istesek de bazen,trikotajla hiçbir ilgisi olmadığı halde kader ağlarını örüyor sanırım:)</p>
<p style="text-align: left;">
 <br />
Soluk soluğa okuyacağınız bu romanda heyecanın bir an için bile azalmadığına şahit olacaksınız. Konun işlenmesindeki ustalık zaten taktire şayan. Bu tarz roman severlere ısrarla okumalarını öneriyorum. Ama yok, &#8220;vay efendim ben sevmem bu tür romanları&#8221; derseniz eğer, çok şey kaçırıyorsunuz derim:) Görüşmek üzere, keyifli okumalar&#8230;</p>
<p style="text-align: left;"> </p>
<p> <br />
Not: Arada &#8220;Filiz nerelerdesin? Hiç yeni kitap tanıtmıyorsun&#8221; falan deyin azıcık, hiç ısrar yok ya hu&#8230;:P</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/12/22/lorenzo-carcaterra-gangster/&via=&text=Lorenzo Carcaterra - Gangster &related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/12/22/lorenzo-carcaterra-gangster/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kırılma Noktası / Barry Eisler</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/11/02/kirilma-noktasi-barry-eisler/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/11/02/kirilma-noktasi-barry-eisler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 11:27:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goksel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Barry Eisler]]></category>
		<category><![CDATA[Göksel Özbek]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2013</guid>
		<description><![CDATA[Göksel ÖZBEK Kitabı almamın yegâne sebebi arka kapaktaki özetinde konunun bir kısmının İstanbul’da geçtiğinin yazması idi. Yoksa, kapakta geçen “Uluslar arası Bestseller” sözünün yazış olduğuna her türlü emindim, bu kitap uluslar arası bestseller ise diğerleri galaksiler arası bestseller olmalı. Ailevi meselelerden ötürü araları küçüklüklerinde bozulmuş Alex ve Ben isimli iki kardeş var kitabımızda. Alex, önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Göksel ÖZBEK</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://1.bp.blogspot.com/_OCPUEUO59Sw/TM17hSacSJI/AAAAAAAAAuk/PRyjyQx2H8Y/s1600/kirilma_noktasi.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5534215328916850834" style="display: block; margin: 0px auto 10px; width: 206px; cursor: hand; height: 320px; text-align: center;" src="http://1.bp.blogspot.com/_OCPUEUO59Sw/TM17hSacSJI/AAAAAAAAAuk/PRyjyQx2H8Y/s320/kirilma_noktasi.jpg" border="0" alt="" /></a>Kitabı almamın yegâne sebebi arka kapaktaki özetinde konunun bir kısmının İstanbul’da geçtiğinin yazması idi. Yoksa, kapakta geçen <em>“Uluslar arası Bestseller”</em> sözünün yazış olduğuna her türlü emindim, bu kitap uluslar arası bestseller ise diğerleri galaksiler arası bestseller olmalı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ailevi meselelerden ötürü araları küçüklüklerinde bozulmuş <strong>Alex</strong> ve <strong>Ben</strong> isimli iki kardeş var kitabımızda. <strong>Alex</strong>, önemli bir yazılımın sahibi olan birinin avukatı iken müvekkili öldürülüyor ve kendisi bu gizli yazılımın şifreleriyle tehdit altında kalıyor. <strong>Ben</strong>, o sırada İstanbul’da gizli örgüt ajanı olarak İranlı hedeflerini haklamakla meşgul. Yazarın <a href="http://www.barryeisler.com/photo_fault.php">internet sitesinden</a> İstanbul’u bizzat gezdiğini ve İranlıların suikastı için İstanbul’un karambola en elverişli mekanlarından biri olan Mısır Çarşısı’nın sokağında Kurukahveci Mehmet Efendi’nin önünü seçtiğini görüyoruz. Suikast sonrası, kahramanımız bir de Ankara’ya geçiyor; biraz da oradan bahsedildikten sonra tehdit altındaki kardeşi <strong>Alex</strong>’ten yardım çağrısı alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu iki kahramanımızdan başka <strong>Alex</strong>’in davasındaki ortağı İran asıllı avukat <strong>Sarah</strong> da macera içine giriyor. Bu yolla kitap süresince Amerikalıların İranlılara bakışı az çok inceleniyor, <strong>Ben</strong> sürekli İranlı olmasından dolayı <strong>Sarah</strong>’tan şüpheleniyor vs.vs. Türkçe&#8217;ye çevrilen yabancı kitaplarda şu <strong>Ben</strong> ismine de bir çözüm bulmaları lazım, diyaloglarda sürekli Türkçe&#8217;deki birinci şahıs zamiri olan <em>&#8220;ben&#8221;</em> kelimesi ile karışıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitap, <strong>Alex</strong> ile <strong>Ben</strong>’in buluşmasına kadar hukuki ve bilişim dünyasına ait bir sürü terimle okuyucuyu boğuyor. <strong>Ben</strong>’in gelmesinden sonra biraz daha olaylar hızlanıyor, finalde de hafif sürpriz bir gelişme ile zaten fazla bir beklenti içinde olmadığınız için umduğunuz şekilde sonlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Amerikalıların sürekli kendi değerlerini şişirip nasıl öne çıkarmaya gayret ettiklerini hayranlıkla izliyorum. Burada bile böylesine basit bir roman yazan bir yazarı <em>“bestseller”</em>, <em>“hayran olunacak yazar”</em> diye pohpohlayabilirken, biz nedense kendi değerlerimizin sürekli açığını arayarak, magazin seviyesine düşürüp basitleştiriyoruz. Sonuçta da, kendimiz de gidip cafcaflaşan diğer yıldızlara hayran olabiliyoruz.</p>
<p><strong>Kitabın bomba kısmı:</strong> Bilgi özgürleşmek ister.<br />
<strong>Etiket fiyatı:</strong> 17 TL<br />
<strong>Orijinal adı:</strong> Fault Line<br />
<strong>Toplam sayfa:</strong> 415<br />
<strong>Not:</strong> 3/10<br />
<strong>Tanıtım filmi:</strong><br />
<object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="480" height="361" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x8lzu0?additionalInfos=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="361" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x8lzu0?additionalInfos=0" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
</div>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/11/02/kirilma-noktasi-barry-eisler/&via=&text=Kırılma Noktası / Barry Eisler&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/11/02/kirilma-noktasi-barry-eisler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gereği Düşünüldü &#8211; Cihat T.</title>
		<link>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2010 10:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cihat T.]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2008</guid>
		<description><![CDATA[MUSTAFA CETINEL Yeniden Merhaba, Su anda anlatacagim kitap, belki de Türk yazarlardan okumus oldugum ilk polisiye kitap. Öncelikle bir itirafta bulunmam gerekiyor. Son zamanlara kadar Türk yazarlarina (genc yazarlara) cok fazla ilgi göstermiyordum. Cünkü okumus oldugum birkac eser beni hayal kirikligina ugratmis oldugu icin, uzak durmustum Türk yazarlarindan. Daha sonra Orkun Ucar ile bu kisitlama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>MUSTAFA CETINEL</strong></span></p>
<p>Yeniden Merhaba,</p>
<p>Su anda anlatacagim kitap, belki de Türk yazarlardan okumus oldugum ilk polisiye kitap.</p>
<p>Öncelikle bir itirafta bulunmam gerekiyor. Son zamanlara kadar Türk yazarlarina (genc yazarlara) cok fazla ilgi göstermiyordum. Cünkü okumus oldugum birkac eser beni hayal kirikligina ugratmis oldugu icin, uzak durmustum Türk yazarlarindan. Daha sonra Orkun Ucar ile bu kisitlama delindi diyebilirim. Ardindan yavas yavas Türk yazarlarimizdan da okumaya basladim.</p>
<p>En sonunda da, aslinda cok fazla sevmedigim bir tür olan polisiye türünde bir kitap okudum. Genel bir degerlendirme yapip, 10 üzerinden bir not vermem gerekirse, 6 veririm bu kitaba. Sebeplerine asagida deginecegimden emin olabilirsiniz.</p>
<p>Kitabimiz Istanbul&#8217;da gecmektedir. Icerik ve konu olarak bana tamamen Dan Brown kitaplarini hatirlatsa da temel bazi farkliliklar oldugunu belirtmem gerekiyor. Dan Brown&#8217;a ait eserlerde oldugu gibi, bu kitapta da cesitli sekillere sokulmus cesetler sehrin belirli noktalarindan ortaya cikmaya basliyor. Özel olarak, belli pozisyonlarda oturtulmus, vücuda ait bazi parcalarla baslayan bu dagilim, sehrin etrafinda bir kac gün arayla ortaya cikmaya basliyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/gd.jpg"><img class="size-medium wp-image-2009  aligncenter" title="gd" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2010/11/gd-192x300.jpg" alt="" width="192" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: center;">
<p>Genc polisimiz Oya (ufak tefek bir genc kiz <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  ) bu olaya ataniyor ve savci arkadasi ile birlikte (tabii ki savci ile arkadasliklari ögrencilik dönemine denk geliyor ve savcinin ailesini de taniyor kendileri. Tipik genel bir kurala uyarak yazarimiz bu polisimizi isinin getirdigi sebeplerden dolayi kimseye baglanamamis birisi olarak gösteriyor) görevine basliyor. Yanlarina bir tane de asiri derecede zeki psikiyatrist koyuyor yazarimiz (tabii ki uzmanlik alani seri katiller). Buraya kadar kitabimizin kurgusunun tamamen klasik bir yapida oldugunu görebiliyorsunuz.</p>
<p>Katilimiz sehrin cesitli yerlerine cesetleri birakmaya (ve bir yandan da toplum mesajini iletmeye) devam ediyor. Toplum mesaji dememin sebebi, her olayda öldürdügü kisileri secis sebeplerinin belli bir toplumsal yozlasmaya baglamalarindan bahsediyorum. Böyle bir durumda cesitli mantiklar yürüterek katile ulasmaya calisiyorlar ve tabii ki insanlar arasinda cok farkli yorumlar yapilmaya baslaniyor.</p>
<p>Buraya kadar kitabin kötü yanlarini ele aldigimi belirtmem gerekiyor. Bunlarin hepsi notun düsme sebepleri arasina giriyor. Ayrica son bir sebep olarakta kitabin sonunun cok hizli bir sekilde bitirilmesi yer aliyor. Tamamen cözüme ulasmak ve katili yakalamak icin gelistirilmis son hic hosuma gitmedi.</p>
<p>Bu kadar kötülemek yeter diyor ve kitabin iyi yanlarina girmek istiyorum biraz da. En sevdigim özelligi, kitaba yön veren, en etkili karakterlerden birisi olan kisinin hic beklemedigim bir yerden, hic beklemedigim bir tarzda ortaya cikmasi. Bu yardimci karakterin kimligi kesinlikle beni sasirtti. Yazari bu yaraticiligindan dolayi tebrik ederim.</p>
<p>Onun haricinde ise iceriginde sürükleyiciligi artiran katille olan, neden buna kalkistigina dair bir konusmanin kitabin sayfalarina serpistirilmesi oldu. Bu konusmalar kitabin okunusuna farkli bir anlam katiyor, ve en sonunda neden ve nasil böyle bir konusmanin gerceklesitirildigi belirtiliyor.</p>
<p>Bence genel itibariyle tipik bir polisiye roman. O yüzden okuyun veya okumayin diyemem. Kafa dinleme amacli okunabilir.</p>
<p>Okumak isteyenler icin simdiden iyi okumalar diyelim&#8230; <img src='http://kitaplog.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Selamlar,</p>
<p>Mustafa</p>
<div style="float: right; margin-left: 10px;"><a href="http://twitter.com/share?url=http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/&via=&text=Gereği Düşünüldü - Cihat T.&related=:&lang=en&count=horizontal" class="twitter-share-button">Tweet</a><script type="text/javascript" src="http://platform.twitter.com/widgets.js"></script></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2010/11/02/geregi-dusunuldu-cihat-t/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

