<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kitaplog.net</title>
	<atom:link href="http://kitaplog.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kitaplog.net</link>
	<description>Sakın kitap okumayın!!! Zehirlidir!.. Isırır!...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 08:31:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sultanı Öldürmek / Ahmet Ümit</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/05/19/sultani-oldurmek-ahmet-umit/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/05/19/sultani-oldurmek-ahmet-umit/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 07:59:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>goksel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmet Ümit]]></category>
		<category><![CDATA[Göksel Özbek]]></category>
		<category><![CDATA[Polisiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2297</guid>
		<description><![CDATA[Göksel ÖZBEK &#160; Beklenen kitap sonunda çıktı&#8230; “Kavim” ve son olarak “İstanbul Hatırası” kitaplarıyla Ahmet Ümit çıtayı o kadar yukarı çekti ki, bundan sonraki eserlerinin kapakları ister istemez aşırı beklentilerle açılacak. Allah ustaya kolaylık versin ne diyelim. İsmi romanın konusuna uyacak şekilde özenle seçilmiş ve kitabın ileriki bölümlerinde adı geçtikçe gülümsememe neden olan kahramanımız Müştak Serhazin psikojenik füg hastası. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Göksel ÖZBEK</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;">
<div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"><a style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;" href="http://4.bp.blogspot.com/-UWGm4AjJXTI/T7FZ5nTOlSI/AAAAAAAABi0/wDLPli_l92Y/s1600/0000000368248_5_1.jpg"><img src="http://4.bp.blogspot.com/-UWGm4AjJXTI/T7FZ5nTOlSI/AAAAAAAABi0/wDLPli_l92Y/s320/0000000368248_5_1.jpg" alt="" width="192" height="320" border="0" /></a></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: Arial; text-align: left;">Beklenen kitap sonunda çıktı&#8230; “</span><span style="font-family: Arial;"><span style="text-align: left;"><a href="http://kitaplog.net/2010/10/23/1995/">Kavim</a></span></span><span style="font-family: Arial; text-align: left;">” ve son olarak “</span><span style="font-family: Arial;"><span style="text-align: left;"><a href="http://kitaplog.net/2010/09/04/1916/">İstanbul Hatırası</a></span></span><span style="font-family: Arial; text-align: left;">” kitaplarıyla </span><strong style="font-family: Arial; text-align: left;">Ahmet Ümit</strong><span style="font-family: Arial; text-align: left;"> çıtayı o kadar yukarı çekti ki, bundan sonraki eserlerinin kapakları ister istemez aşırı beklentilerle açılacak. Allah ustaya kolaylık versin ne diyelim.</span></p>
<div style="text-align: left;">
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">İsmi romanın konusuna uyacak şekilde özenle seçilmiş ve kitabın ileriki bölümlerinde adı geçtikçe gülümsememe neden olan kahramanımız <strong>Müştak Serhazin</strong> psikojenik füg hastası. Yani, çok ender de olsa bazı anlarda hayatındaki kontak kapanıyor ve tekrar açıldığında yaptığı hiçbir şeyi hatırlamıyor. Çok ilginçtir ki, bu kitaba başlamadan önce okuduğum “<a href="http://www.idefix.com/kitap/paranoya-john-rector/tanim.asp?sid=AS825ZTEE38LEF8ZCG0N" target="_blank">Paranoya</a>” kitabının ana karakteri de aynı hastalığa sahipti ve yine buradakine benzer şekilde kendi kendine bir cinayeti işleyip işlemediğini sorguluyordu.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">Romanda, <strong>Müştak</strong> 21 yıldır görüşmediği eski aşkı <strong>Nüzhet</strong>’ten bir gün telefon alıyor ve akşam yemeğine davet ediliyor. Sonrasında kontak kapanıyor ve açıldığında <strong>Müştak</strong>, <strong>Nüzhet</strong>’in apartmanının önünde ve yukarıda boğazına <strong>Fatih Sultan Mehmet</strong> tuğrası işlenmiş bir mektup açacağı saplanarak öldürülmüş <strong>Nüzhet</strong>, akıllarda <strong>o</strong>laya cuk diye oturan büyük ustanın enfes cümlesi: <em>&#8220;Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi, bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?&#8221;</em></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">Cinayet silahından da anlaşılacağı üzere okuyucuyu her zamanki gibi tarihi olaylarla birlikte hareket edecek bir polisiye bekliyor. Başta söylediğim gibi romandan beklentiler o kadar yüksek ki, ilk yarı bu beklentilerin altında kalıyor. <strong>Ahmet Ümit</strong> her kitabında aralarda durup yaşananlar üzerinde değerlendirme yaparak zanlıları tek tek analiz etmeyi seven bir yazar. Ama bu romanda bu özelliğini abartmış gibi. Her iki bölümde bir, bak bu bunları yaptı katil olabilir ama bunları da yapmadı aslında olmayabilir diye açıklama yapmak bir süre sonra o bölümlerin okunmadan atlanmasına neden oluyor. Sonuçta okuyucu da gelişmeleri takip ediyor ve aynı yorumları yapabilir; bu kadar sık ve uzun paragraflarla durum değerlendirmesi yapılması tempoyu başlarda çok düşürdü.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">Bir diğer tempoyu düşüren öğe de tarihsel ayrıntılara fazla girilmesi. Elbette ki <strong>Ahmet Ümit</strong>’in yaptığı araştırmalara olağanüstü saygılıyız. Hele ki kitabın sonundaki kaynakların sadece ismini bile okurken insan yoruluyorken onları tek tek okuyan <strong>Ahmet Ümit</strong>’e söz söylemek haddimiz değildir; velhasıl araştırdıklarını okuyucuyla paylaşma hevesiyle çok fazla bilgi paylaşımına girmesi romanı biraz ana konudan çıkardı.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">Amma velakin, ne zaman ki 255.sayfadan başlayan İstanbul’un fethinin anlatıldığı kısma geliyoruz, anlıyoruz ki kitap asıl şimdi başlıyor. Öğrenim hayatımızda hepimiz İstanbul’un fethini çok defa okumuşuzdur ama emin olun ki hiçbirisi burada anlatılan kadar harika olamaz. Fetih öncesi hazırlıklar, halkların ruh halleri, fethin denizdeki ve karadaki savaşları, fetih sırasındaki halkların ve orduların durumları, hem kazanan hem kaybeden tarafın her hareketi incelenerek nedenleriyle birlikte ele alınarak müthiş bir şekilde anlatılmış. Öğrencilere tavsiyem okuldaki kitaplarından ayrı olarak fethi bir de buradan okumaları.  </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">100 sayfayı aşan fetih bölümünün ardından olaylar hızlanmaya başlıyor. Olayın akışını yavaşlatan öğeler göze batmayacak seviyelere düşüyor ve artık hem geçmişteki hem de günümüzdeki katilin kim olacağını merak ederek sayfaları çevirmeye başlıyoruz.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;">Tarihsel bulgular ve polisiyenin yanı sıra <strong>Ahmet Ümit</strong>&#8216;in romanlarından eksik etmediği aşk teması da arada elbette atlanmamış. <strong>Müştak</strong>&#8216;ın, kendisini durduk yere terk eden sevgilisi <strong>Nüzhet</strong>&#8216;e tam 7 yıl boyunca  her ay karşılıksız mektuplar yazması ve dile kolay 21 yıl sonra tam görüşecekleri günde cinayete kurban gitmesinin</span></span><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;"> ardından, aslında onun da kendisine bir mektup yazdığını öğrendiği kısım boğazları düğümletecek cinstendi.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;"><strong>Ahmet Ümit</strong> önceki tarzlarına benzer ama farklı şekilde ele alınmış bir eser yazmayı amaçlamış ve bunu da başarmış. Başkomiser <strong>Nevzat</strong>’ı ve ekibini bu sefer yan rollere yerleştirmesi de bunun bir örneği denebilir. Belki tempoyu düşüren kısımlar biraz azaltılıp, finali de tarihsel olaylara uyacak bir şekle getirebilse biraz daha şık olabilirdi. Ama dediğim gibi, <strong>Ahmet Ümit</strong> bize bu zamana kadar o kadar doyurucu eserler sundu ki, her seferinde daha fazla ister olduk.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span lang="TR"><span style="font-family: Arial;"><em>İstanbul Hatırası</em> gezisinin tadı damağımızda kalmışken, bu romanın da gezisinin yapılacak olması, hele ki böylesine bir fetih anlatımının ardından beni oldukça heyecanlandırdı. Katılmak isteyenler ayrıntılara <a href="http://www.antoninaturizm.com/basinda_edebiyat_detay.asp?id=2" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirler.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kitabın bomba kısmı:</strong> Başarıya aç, suçluluk duygusuyla kıvranan bu ezik milletin elinden, bunu da almaya kalkışmayın.</p>
<div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Etiket fiyatı:</strong> 20 TL</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Toplam sayfa:</strong> 511</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İlk baskı:</strong> Nisan 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Not:</strong> 7/10</p>
<p><strong>Tanıtım filmi:</strong></p>
<p><object width="560" height="315" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="https://www.youtube-nocookie.com/v/GWodHgeUwx4?version=3&amp;hl=en_US" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed width="560" height="315" type="application/x-shockwave-flash" src="https://www.youtube-nocookie.com/v/GWodHgeUwx4?version=3&amp;hl=en_US" allowFullScreen="true" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" /></object></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/05/19/sultani-oldurmek-ahmet-umit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Géza Gárdonyi &#8211; Anlaşılmayan İnsan (A láthatatlan ember / The Invisible Man / Slave of the Huns)</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Apr 2012 06:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Géza Gárdonyi]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2293</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; &#160; Yine sevgili hediyesi olan M.E.B. Klasiklerinden bir keşif. Kitap sonrasında Yurt Kitap Yayınlarından &#8220;Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa&#8221; ve Elips Kitaptan da &#8220;Tanrının KıIıcı Attila&#8221; adlarıyla yeniden çıktı. Tanrının Kılıcı Attila&#8217;yı henüz inceleme şansım olmasa da, Hunların Arasında Kölelikten Kahramlığa&#8217;yı aldım, okudum ve beğendim ama yine de ben Anlaşılmayan İnsan derim. &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><br />
</strong>Yine sevgili hediyesi olan M.E.B. Klasiklerinden bir keşif. Kitap sonrasında Yurt Kitap Yayınlarından &#8220;Hunların Arasında Kölelikten Kahramanlığa&#8221; ve Elips Kitaptan da &#8220;Tanrının KıIıcı Attila&#8221; adlarıyla yeniden çıktı. Tanrının Kılıcı Attila&#8217;yı henüz inceleme şansım olmasa da, Hunların Arasında Kölelikten Kahramlığa&#8217;yı aldım, okudum ve beğendim ama yine de ben Anlaşılmayan İnsan derim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/04/gezagardonyi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2294" title="gezagardonyi" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/04/gezagardonyi.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a></p>
<p>Zeta Hunların arasında bir Bizanslı köle. Kitapta Attila&#8217;yla ilgili kısımlarda var ama esas konu Zeta ve Zeta&#8217;nın umarsızca sevdiği bir Hun beyinin kızı olan Emöke. Bizans, savaşlar, Attila, Hunlar, köleler ve &#8220;sevdiğim başka sevenim başka&#8221; tarzında birkaç çeşit aşk. Güzel kitap, &#8220;İyi ki okumuşum.&#8221; dediklerimden.</p>
<p>&nbsp;<br />
Bu kitabı okuduktan sonra Hun İmparatoru Attila&#8217;yı da merak ettim. Okunacak olan kitaplar arasında onun hayatıyla ilgili kitaplar da var, bakalım bakalım.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/04/01/geza-gardonyi-anlasilmayan-insan-a-lathatatlan-ember-the-invisible-man-slave-of-the-huns/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>S. J. Watson &#8211; Uyuyana Kadar</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 08:21:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[S. J. Watson]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2288</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; &#160; İki ay önce falan kitapçıda dolanırken aldım bu kitabı. Son zamanlarda ne aradığımı bile bilmiyorken aradığım kitabı buldum. Korku, polisiye ve gerilim türleri arasında ince çizgiler vardır. Bu gerçekten bir gerilim kitabı. Kitaptaki konuyla benzer konularda çok fazla film izlemişimdir. Hatta bu tarz filmlerden artık midemin bulandığını bile söyleyebilirim ama ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İki ay önce falan kitapçıda dolanırken aldım bu kitabı. Son zamanlarda ne aradığımı bile bilmiyorken aradığım kitabı buldum. Korku, polisiye ve gerilim türleri arasında ince çizgiler vardır. Bu gerçekten bir gerilim kitabı. Kitaptaki konuyla benzer konularda çok fazla film izlemişimdir. Hatta bu tarz filmlerden artık midemin bulandığını bile söyleyebilirim ama ilk kez bu tarz bir kitap okudum. Filmlerde bu konuyu kullanmak daha kolay olabilir ama kitapta bu işi uygulamak oldukça zor bir iş olsa gerek. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen, oldukça başarılı. Bu bestseller olayını sevmesem de, yazarın hakkını vermek istedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/uyuyana_kadar1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2289" title="uyuyana_kadar1" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/uyuyana_kadar1.jpg" alt="" width="600" height="440" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;<br />
Christine Lucas geçirdiği bir kazadan sonra amnezi hastalığına yakalanır. Her sabah uyandığında güne kendini ve hayatını unutarak merhaba der. Geçmişini hatırlamadığı gibi, bu geçmişin üzerine yeni yaşanmışlıklar da ekleyemez. Gün boyunca ne öğrendiyse o gün onunla yaşar ve ertesi güne kadar yine her şey sıfırlanır. Geçmiş yok, gelecek yok, sadece bugün var. Gün içine sürekli tüm geçmişini sığdırmaya çalışan bir kadın. Aynı yatağı paylaştığı halde kocası Ben&#8217;i bile tanımaz. Ben her gün karısına geçmişle ilgili şeyleri anlatmaya çalışır ama sakladığı bazı şeyler de vardır. Doktor Nash kocasından gizli olarak Christine&#8217;e yardım etmeye çalışır ve ona tekrar hatırlayabilmesi için bir günlük tutmasını önerir. Bu günlük sayesinde kendiliğinden de bir şeyler hatırladığı olur, bunları da günlüğüne ekler. Christine yavaş yavaş geçmişini ve herkesin kaza dediği olayı günlüğünün de yardımıyla hatırlamaya başlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/29/s-j-watson-uyuyana-kadar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canan Tan &#8211; Piraye</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/28/canan-tan-piraye-2/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/28/canan-tan-piraye-2/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 05:34:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Canan Tan]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyati]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2285</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; Bu kitabı da okudum ya, sazanlığıma doyum olmasın. Kitabın adı Piraye. Baktım kitabın arkasında da Nazım Hikmet, şiir, Piraye kelimeleri geçiyor, ben de aldım da okudum; ki almaz ve okumaz olaydım. Otobiyografik romanlara karşı bir zaafım var, ben de öyle bir şey sandım işte. Tamam beklentim falan öyle çok yüksek değildi ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu kitabı da okudum ya, sazanlığıma doyum olmasın. Kitabın adı Piraye. Baktım kitabın arkasında da Nazım Hikmet, şiir, Piraye kelimeleri geçiyor, ben de aldım da okudum; ki almaz ve okumaz olaydım. Otobiyografik romanlara karşı bir zaafım var, ben de öyle bir şey sandım işte. Tamam beklentim falan öyle çok yüksek değildi ama bu kadar da rezil bir şey beklemiyordum doğrusu. Parama yazık, hevesime yazık, zamanıma yazık ve yazık ki ne yazık. Yalnız Canan Tan gibi kadınları &#8211; ısrar ve inatla &#8220;yazar&#8221; demeyeceğim kendisine &#8211; cidden takdir ettim. Güzel bir pazarlama stratejisi, benim gibi sazanları anında çekiyor. İnsan kitabın arkasını tam okur, hatta kitabı açıp kitabın içinden bir iki cümle okur ama nerede bende böyle bir düşünce. Aslında kitabın kapağından anlamam gerekiyordu. Kitabı okuyalı uzun bir zaman oluyor, daha ilk baskıda alıp da okumuşum. O zamanlar Canan Tan kimdir falan bilmiyorum tabii. Zaten kendisini ve türünü az biraz bilsem tövbe uzağından yakınından dolanmazdım, merak da etmezdim. Her şeye rağmen benim için güzel bir referans oldu. Kim Canan Tan&#8217;ı okuyup da beğendiğini söylese, o kişinin kitap tavsiyelerini hiç önemsemiyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/piraye1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2286" title="piraye1" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/piraye1.jpg" alt="" width="415" height="600" /></a></p>
<p>Kitabın konusuna gelecek olursak. Piraye adında modernim diye geçinen, kaprisli, şımarık, dünyanın sadece kendi etrafında döndüğüne inanan, vur kafasına ez diye tabir ettiğim bir genç kadının kendini bilmez, dengesiz ruh halleri &#8211; bunun adı &#8220;aşk&#8221; değil &#8211; anlatılıyor. Ev-vet, dört yüz küsür sayfa boyunca sadece bunları okuyoruz. Kitapta en sinir olduğum şeylerden teki de kendisini Nazım Hikmet&#8217;in Pirayesiyle özdeşleştiriyor olması. Yüzsüzlüğün bu kadarına da pes dedim doğrusu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak, Canan Tan&#8217;ın en çok okunan ve kazanan yazarımsılardan olduğunu belirtmek isterim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/28/canan-tan-piraye-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Simon Vestdijk &#8211; Çalgılı Bahçe</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Mar 2012 18:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Vestdijk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2278</guid>
		<description><![CDATA[Derya Deniz &#160; Her şeyden önce Versus Kitap Yayınları&#8217;na bu harikulade klasiği Türkçeye kazandırdıkları için sonsuz kere teşekkür ederim. Böyle güzel kitaplarla ilgili bir şeyler yazamıyorum. Hamurunun müzikle, operayla yoğurulduğu bir güzel kitap işte. Kitabı okurken, hikayenin içine dahil olup izliyorsunuz da. Görsel bir kitap olur mu hiç? Olurmuş! Nol ve Trix arasında adını koyamadığım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya Deniz</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<div>
<div id=":13e">Her şeyden önce Versus Kitap Yayınları&#8217;na bu harikulade klasiği Türkçeye kazandırdıkları için sonsuz kere teşekkür ederim. Böyle güzel kitaplarla ilgili bir şeyler yazamıyorum. Hamurunun müzikle, operayla yoğurulduğu bir güzel kitap işte. Kitabı okurken, hikayenin içine dahil olup izliyorsunuz da. Görsel bir kitap olur mu hiç? Olurmuş! Nol ve Trix arasında adını koyamadığım duygular var; çocukluk, ilk aşk, mecburiyet, saflık, kaçış, sevgi, müzik, masumiyet. Kitabın sonu içimi cidden bir tuhaf etti. &#8220;Bu gece yanımda kal.&#8221; o kadar güzel, saf bir istekti ki. Geceden gündüze kadar her şey değişebilir.</div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/calgilibahce.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2279" title="calgilibahce" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/calgilibahce.jpg" alt="" width="270" height="422" /></a></div>
<div></div>
<div></div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div>Hollandalı bir yazardan beni böylesine etkileyen bir kitap hiç beklemezdim doğrusu. Bu kitaplar boşuna klasik olmuyor işte.</div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Simon Vestdijk&#8217;in daha kaç kitabı vardır, nedir, ne değildir, varsa diğer kitapları da bu kadar güzel midir? Bu soruların cevapları bende yok; lakin Versus Kitap Yayınları bu güzel klasik çevirilerine devam etsin, içlerinden o kadar güzel şeyler çıkıyor ki. Bunların hepsinin bir tesadüf olmadığını biliyorum, ince bir seçim söz konusu.</div>
<div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
<div><span style="color: #ffffff;">.</span></div>
</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div>Kitabın çevirmeni Gülseren Özlen&#8217;e de ayrı bir teşekkür. O güzel dilini daha başka kitaplarda da görmek istiyorum.</div>
<div></div>
<div></div>
</div>
<div></div>
</div>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/23/simon-vestdijk-calgili-bahce/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Joe Hill &#8211; Kadife Kutudaki Hayalet</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Mar 2012 21:34:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Hill]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2274</guid>
		<description><![CDATA[Derya DENIZ Yine bir sevgili hediyesi kitap ve ben. Kitabı okumadan önce: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğluymuş ve bir kitap yazmış. Bakalım bakalım, acaba ne kadar babasından etkilenmiş? Kitabı okuduktan sonra: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğlundan ziyade bir yazarmış. Yani yazarı babasının adı referans olmadan da anabilirmişim. &#160; Öyle ahım şahım, aman aman bir kitap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya DENIZ</strong></span></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;">
<p>Yine bir sevgili hediyesi kitap ve ben.</p>
<p>Kitabı okumadan önce: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğluymuş ve bir kitap yazmış. Bakalım bakalım, acaba ne kadar babasından etkilenmiş?</p>
<p>Kitabı okuduktan sonra: Joe Hill, Stephen King&#8217;in oğlundan ziyade bir yazarmış. Yani yazarı babasının adı referans olmadan da anabilirmişim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg"><br />
<img title="kutudaki hayalet" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg" alt="" width="270" height="440" /></a></p>
<p>Öyle ahım şahım, aman aman bir kitap değil; lakin orijinal bir konu, okuması kolay, kafa dağıtıyor falan. Her şeyden önce bunun yazarın ilk romanı olduğunun altını ısrar ve inatla çizmek isterim.</p>
<p>Eski bir death metal grup üyesi olan Judas Coyne ilginç bir koleksiyona sahiptir. Bu garip koleksiyonu için internetten açık artırmayla bir hayalet satın alır. Kargoyla gelen siyah kalp şeklindeki kadife kutunun içinden ölü birine ait olan siyah bir takım elbise çıkar. Bu takım elbisenin sahibi yaşlı adam bir anda eski müzisyenin hayatına dahil olur. Coyne ve sevgilisi hayaletten kurtulmanın yollarını ararken, hayalete dair de ilginç şeyler öğrenirler. Hayalet durduk yere eski müzisyenin başına musallat olmaz, vardır elbet bir nedeni.<a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/kutudaki-hayalet.jpg"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/22/joe-hill-kadife-kutudaki-hayalet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stephen King &#8211; Carrie (Göz)</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/21/stephen-king-carrie-goz/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/21/stephen-king-carrie-goz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Mar 2012 10:19:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2268</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel &#160; Bir baska korku kitabiyla herkese merhaba, &#160; Bu yazimizda yine cep telefonum üzerinden okumus oldugum, Stephen King&#8217;e ait cok eski bir kitaptan bahsedecegim. Filmi de cekilmis olan bu kitap benim üzerimde degisik etkiler yaratmistir. Acikcasi bunlarin icinde korku yok. Daha cok ilgi cekici diye tabir edebilecegim bir kitap. &#160; &#160; &#160; &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bir baska korku kitabiyla herkese merhaba,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazimizda yine cep telefonum üzerinden okumus oldugum, Stephen King&#8217;e ait cok eski bir kitaptan bahsedecegim. Filmi de cekilmis olan bu kitap benim üzerimde degisik etkiler yaratmistir. Acikcasi bunlarin icinde korku yok. Daha cok ilgi cekici diye tabir edebilecegim bir kitap.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/carrie.jpg"><img class="size-full wp-image-2269 aligncenter" title="carrie" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/carrie.jpg" alt="" width="307" height="475" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kitap, telekinetik güclere sahip olan bir kiz cocugu hakkinda. Carrie ismindeki bu kizimiz, asiri derecede dinci annesiyle beraber yasamaktadir. Bu kadin, her türlü seyi günaha baglayan, kizini günahlarini düsünmesi icin dolaba kilitleyen bir karakter. Kizin bu kapali kutu olan hayati, okuldaki spor salonunun dus odasinda ilk adetini görmesiyle birlikte degismeye basliyor. Sürekli itip kakilan Carrie, yaklasik 16 yasinda bunu yasiyor ve annesi bu konuda daha önce hicbir sey söylemedigi icin tamamen panige kapiliyor. Diger kizlarin kendisiyle dalga gecmesi ise her seye tuz biber ekiyor.</p>
<p>Neyse&#8230; Bu baslangicin ardindan kitap paralel üc anlatim ile ilerlemeye basliyor. Birincisi Carrie&#8217;nin cocukluguna ait alintilari iceriyor. Carrie üzerine yazilmis makaleler, raporlar, onu bulundugu duruma getiren olaylardan alintilar ekleniyor kitaba. Ikincisi kitabin en önemli olan mezuniyet balosu ile baslayan olaylar zincirinin polis raporundan alintilar iceriyor. Ve sonuncusu da, Carrie spor salonunda yasadigi olaydan, mezuniyet balosuna kadar gecen süre icerisinde kendi düsüncelerini ve yasadiklarina yer veriyor.</p>
<p>Dedigim gibi, ilgi cekici bir kitap, ama gercekten, bu kitabi okurken, Stephen King&#8217;e ait diger kitaplarda oldugu gibi bir korku hissetmedim. Daha cok Carrie&#8217;ye acima icerdi duygularim. Öyle bir anneyle yasam, okulda sürekli itilip kakilmanin etkileri&#8230; Bunun haricinde ise bu güc üzerine yapilan yorumlarin ve degerlendirmelerin etkisinden dolayi, daha cok merakla okumaya devam ettim kitabi. Gercekten mükemmel ve etkileyici bir güc bana göre. Gercekten bu sekilde bir güce sahip insanlar var mi diye düsünmedim degil.</p>
<p>Bütün bunlarin bir araya gelmesiyle ortaya cikan bu kitap, yine Stephen King&#8217;in neden bu kadar büyük bir yazar oldugunu cok iyi bir sekilde kanitliyor.</p>
<p>Cok eski ve cok etkileyici olan bu kitabi okurken en az benim kadar zevk almaniz dilegiyle&#8230;</p>
<p>Mustafa</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/21/stephen-king-carrie-goz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stephen King &#8211; O (It)</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/20/stephen-king-o-it/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/20/stephen-king-o-it/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Mar 2012 09:46:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Korku]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2256</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel &#160; Herkese yeniden merhabalar, &#160; Yine cep telefonumdan okumus oldugum bir Stephen King kitabindan bahsedecegim bu yazida. Herkesin bildigi gibi bu kitap uzun yillar önce yayinlandi. Tam olarak yil vermem gerekirse, kitap 1987 de yayinlandi, ve Mustafa bu kitabi 2012 de okudu. Biraz geciktiginin farkindayim, ama gec olsun güc olmasin demisler. &#160; &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Herkese yeniden merhabalar,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine cep telefonumdan okumus oldugum bir Stephen King kitabindan bahsedecegim bu yazida. Herkesin bildigi gibi bu kitap uzun yillar önce yayinlandi. Tam olarak yil vermem gerekirse, kitap 1987 de yayinlandi, ve Mustafa bu kitabi 2012 de okudu. Biraz geciktiginin farkindayim, ama gec olsun güc olmasin demisler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="size-full wp-image-2257 aligncenter" title="Stephen_king_it" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/Stephen_king_it.jpg" alt="" width="300" height="509" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu kitabi aslinda yillardir okumak istemistim, ama bir türlü firsat olmamisti. Bazi arkadaslarimin da kitabi ortaokulda okumus olduklarini ögrenince, artik daha fazla ertelemeyeyim dedim.</p>
<p>Kitap hakkinda söylemem gereken sey cok basit aslinda:  Cok güzel bir kurgu, cok basit bir son&#8230; Kitabin baslangici ve hikayeye girisi harika. Kitap, Stephen King&#8217;in diger kitaplarinda da görüldügü gibi Derry denen bir yerde geciyor. Bu kasabaya musallat olmus, yaklasik her 20 &#8211; 25 yilda bir uyanan yaratigi cocukluklarinda yaralamayi basaran 5 insanin, yillar sonra, yaptiklari anlasmaya dayanarak, yaratigin tekrar uyanmasi halinde bu sefer onu yok etmek icin bir araya gelmesini anlatiyor. Yaratik istedigi sekle girebiliyor ve genellikle palyaco olarak karsimiza cikiyor.</p>
<p>Kitabin en basinda kücük bir cocugun bu yaratiga kurban gitmesiyle baslayan hikaye, 5 kahramanin hayat hikayeleriyle devam ediyor. Sadece anlasma yaptiklarini ve tehlikeyi hatirlayan bu 5 kahraman, o yaratikla nasil bir savas cikardiklarina dair herhangi bir seyi hatirlamiyorlar. Bu durum da hikayeye ayri bir tat katmis, cünkü kitap kahramanlarimiz cocukluklarinin ve büyümüs hallerinin paralel bir sekilde anlatilmasiyla ilerliyor. Her yaptiklari bir baska hatirayi tetikliyor.</p>
<p>Kitap ile ilgili begenmedigim tek yan sonu oldu acikcasi. Ben bu kadar güzel bir kurguya, daha iyi ve yaratici bir son yazilmasini beklerdim. Ama elimizdekiyle yetinmeliyiz sanirim. Ama Stephen King&#8217;e ait bir cok kitap okudum, ve acikca söylemeliyim ki, en sevmedigim son bu kitaba ait (ne kadar hayal kirikligina ugradigimi tahmin edin artik).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yine de bir Stephen King eseri oldugunu hatirlatmamda ve okunmaya deger oldugunu belirtmemde yarar var sanirim.</p>
<p>Iyi eglenceler,</p>
<p>Mustafa</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/20/stephen-king-o-it/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stephen King &#8211; Cep (Cell)</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/19/stephen-king-cep-cell/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/19/stephen-king-cep-cell/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Mar 2012 10:44:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mustafa</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gerilim]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Çetinel]]></category>
		<category><![CDATA[Stephen King]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2251</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Cetinel Herkese merhabalar, &#160; Uzun süredir buraya herhangi bir yazi yazamiyorum maalesef. Bunun icin bir sürü bahane sunabilirim ama bence gercegi yansitacak tek aciklama TEMBELLIK olur diye düsünüyorum. Belki bundan sonra bu tembelligi biraz azaltabilirim. Neyse&#8230; Cep telefonumdan kitap okumaya baslamistim son zamanlarda. Ve okunmasi en kolay kitaplar arasinda Stephen King kitaplari yer aliyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Cetinel</strong></span></p>
<p>Herkese merhabalar,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Uzun süredir buraya herhangi bir yazi yazamiyorum maalesef. Bunun icin bir sürü bahane sunabilirim ama bence gercegi yansitacak tek aciklama TEMBELLIK olur diye düsünüyorum. Belki bundan sonra bu tembelligi biraz azaltabilirim.</p>
<p>Neyse&#8230; Cep telefonumdan kitap okumaya baslamistim son zamanlarda. Ve okunmasi en kolay kitaplar arasinda Stephen King kitaplari yer aliyor. Gercekten bunun sebebini bilmiyorum ama sadece onun kitaplarini cep telefonumdan okurken sorun yasamiyorum. Ama gercegi söylemem gerekirse, bu kitabi okurken, telefonu kullandigim sirada hafiften korkmadim degil. Okurken her telefonu acisimda ve kulagima götürürken, kitapla ilgili düsünceler aklima hücum etmedi degil.</p>
<p>Simdi de biraz kitaptan bahsedelim&#8230;</p>
<p><a href="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/cell.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2252" title="cell" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/cell.jpg" alt="" width="500" height="500" /></a></p>
<p>Kitap, daha ilk sayfalarindan itibaren dehseti beraberinde getiriyor. Herhangi bir hazirlanma, giris süreci bulunmuyor ve en basinda size sanki bir sopayla vurmuslar gibi hissediyorsunuz.</p>
<p>Konusuna gelince, cep telefonundan gönderilen bir sinyal ile insanlarin beyinleri silinip yeni bir irk ortaya cikiyor. O sinyalin nerden ve nasil geldigine dair bir fikir yok. Ama sinyal gelir gelmez etrafindakileri öldürmeye odali insanlardan bahsediyoruz. Daha sonra bu yeni irk organize olup dünyadaki herkesi ya öldürmek, ya da kendilerine katmak icin calismaya basliyorlar. Bunlarin tam ortasinda kalan bir kac karakter, cep telefonu kullanmiyor ve bu yeni irktan kacmaya calisiyor. Ama telepatik gücler kazanmaya baslayan ve cep telenuyla herkese bulasan bu yeni irktan kacmak gercekten kolay degil.</p>
<p>Kitapla ilgili cok fazla detay vermek istemiyorum. Cünkü, okurken ilerledikce oldukca sasirdigim ve etkilendigim bir konusu var. Bu kitabi kesinlikle herkese tavsiye edebilirim. Bunun haricinde gercekten filminin cekilmesi icin dua ettigim bir kitap oldugunu da belirtmek isterim.</p>
<p>Umarim okursunuz, ve benim begendigim kadar begenirsiniz&#8230;</p>
<p>Iyi okumalar&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/19/stephen-king-cep-cell/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Italo Calvino &#8211; Dere Tepe Ters</title>
		<link>http://kitaplog.net/2012/03/16/italo-calvino-dere-tepe-ters/</link>
		<comments>http://kitaplog.net/2012/03/16/italo-calvino-dere-tepe-ters/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2012 21:15:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kitaplog</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünya Edebiyati]]></category>
		<category><![CDATA[Derya Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Italo Calvino]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kitaplog.net/?p=2242</guid>
		<description><![CDATA[Derya DENIZ &#160; &#160; Masal sever bana doğum günümde gelen bir hediye. Kitap Yapı Kredi Yayınları&#8217;nın Doğan Kardeş bölümünden çıkmış, yani anlaşılacağı üzere bir çocuk kitabı. Böyle büyük boy, sert kapaklı, ciltli, içi renkli resimlerle dolu bir masal kitabı. Masalı mı daha çok sevdim yoksa çizimleri mi bilmiyorum. İşte bu sebepten en az Italo Calvino [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Derya DENIZ</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Masal sever bana doğum günümde gelen bir hediye. Kitap Yapı Kredi Yayınları&#8217;nın Doğan Kardeş bölümünden çıkmış, yani anlaşılacağı üzere bir çocuk kitabı. Böyle büyük boy, sert kapaklı, ciltli, içi renkli resimlerle dolu bir masal kitabı. Masalı mı daha çok sevdim yoksa çizimleri mi bilmiyorum. İşte bu sebepten en az Italo Calvino kadar çizer Nicoletta Ceccoli de teşekkürü hak eder. Kendisinin sadece çizim kitapları olsun, söz veriyorum ki hepsini alırım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2243" title="deretepeters" src="http://kitaplog.net/wp-content/uploads/2012/03/deretepeters.jpg" alt="" width="300" height="415" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Güzel prenses, kral, kötü kalpli kraliçe, yeryüzüyle gökyüzünün iç içe geçtiği bir dünya. İşte böyle bir masal kitabı. Tek kusuru kısacık bir şey olması.</p>
<p>Italo Calvino: Daha çok masal yazsaymış ve hatta hep masal yazsaymış.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kitaplog.net/2012/03/16/italo-calvino-dere-tepe-ters/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

